<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Çevre</title>
         <link>https://www.internetajansi.com/cevre/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Bahçe milletin, milyarlar AKP’linin]]></title>
			<description><![CDATA[Milyonlar akıtılan millet bahçeleri yine yandaşın yüzünü güldürecek. Yıllarca tek kuruş vergi ödememesiyle akıllara kazanan AKP’li Haldız’ın şirketi, Trabzon Uzunkum Millet Bahçesi için TOKİ’den milyarlık ihale alacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milyonlarca lira kamu kaynağı akıtılarak hayata geçirilen millet bahçeleri AKP’ye yakınlığıyla bilinen şirketleri ihya etmeye devam ediyor.

Trabzon Ortahisar’da yapılması planlanan Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi’nin ilk etabı için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından gerçekleştirilen ihalede ihalede en düşük teklif, AKP Kocaeli Kurucu İl Yöneticisi Macit Haldız’ın şirketi Haldız İnşaat’tan geldi.

 

3 Mart’ta TOKİ Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ihaleyle “Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine ait sosyal donatılar inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesinin yapımı” için teklifler alındı.

İhaleye en düşük teklif, AKP’li Haldız’ın şirketi olan Haldız İnşaat’tan geldi.

2 milyar 424 milyon TL teklif sunulan projenin şirkete verilmesi bekleniyor.

VERGİ ÖDEMEME REKORTMENİ

İhalede öne çıkan Haldız İnşaat daha önce de kamudan aldığı milyarlık ihalelerle ve buna karşın yıllarca vergi ödememesiyle gündeme gelmişti. 

Şirket, TOKİ’nin Trabzon, Kocaeli, Hatay ve Körfez’deki çeşitli projelerini üstlenmişti. 

Ancak şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarında zarar beyan ederek tek kuruş vergi ödemediği ortaya çıktı. 

BirGün’ün 2024 yılında yayımladığı “1,9 milyar TL’lik ihale aldı, kâr beyan etmedi” başlıklı haberde, milyarlık kamu ihaleleri alan şirketin üç yıl üst üste zarar ettiğini bildirdiği ve devlet kasasına vergi koymadığına dikkat çekilmişti.

Haldız İnşaat son olarak 2025 yılının Haziran ayında Kanal İstanbul güzergâhında gerçekleştirilen 4 milyar 793 milyon TL’lik TOKİ ihalesinin kazananı olarak gündeme gelmişti.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre şirket, söz konusu arsayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından 10 gün sonra, Nisan ayının 2’sinde teslim aldı ve kısa sürede inşaata başladı.

 

TOPLAM SÖZLEŞME BEDELİ 5 YILDA 18 MİLYARI AŞTI

2012-2015 yılları arasında yüzde 1159’luk büyüme oranıyla en hızlı büyüyen ilk 100 şirket arasında gösterilen Haldız İnşaat’ın son yıllarda aldığı kamu ihaleleri dikkat çekiyor. Kamuya yansıyan verilere göre şirketin yalnızca 2021’den bu yana kazandığı kamu ihalelerinin toplam tutarı 15 milyar 985 milyon 734 bin 624 TL’ye ulaştı. 

Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi için verilen 2 milyar 424 milyon TL’lik teklifin de kabul edilmesi halinde şirket beş yıl içinde 33’üncü sözleşmesini imzalayacak ve kamudan aldığı toplam kaynak 18 milyar TL’yi aşacak.

 

Kaynak-https://www.birgun.net/haber/bahce-milletin-milyarlar-akplinin-699754
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/bahce-milletin-milyarlar-akp-linin/1742/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 06:20:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bahçe milletin, milyarlar AKP’linin]]></title>
			<description><![CDATA[Milyonlar akıtılan millet bahçeleri yine yandaşın yüzünü güldürecek. Yıllarca tek kuruş vergi ödememesiyle akıllara kazanan AKP’li Haldız’ın şirketi, Trabzon Uzunkum Millet Bahçesi için TOKİ’den milyarlık ihale alacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milyonlarca lira kamu kaynağı akıtılarak hayata geçirilen millet bahçeleri AKP’ye yakınlığıyla bilinen şirketleri ihya etmeye devam ediyor.

Trabzon Ortahisar’da yapılması planlanan Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi’nin ilk etabı için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından gerçekleştirilen ihalede ihalede en düşük teklif, AKP Kocaeli Kurucu İl Yöneticisi Macit Haldız’ın şirketi Haldız İnşaat’tan geldi.

 

3 Mart’ta TOKİ Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ihaleyle “Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine ait sosyal donatılar inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesinin yapımı” için teklifler alındı.

İhaleye en düşük teklif, AKP’li Haldız’ın şirketi olan Haldız İnşaat’tan geldi.

2 milyar 424 milyon TL teklif sunulan projenin şirkete verilmesi bekleniyor.

VERGİ ÖDEMEME REKORTMENİ

İhalede öne çıkan Haldız İnşaat daha önce de kamudan aldığı milyarlık ihalelerle ve buna karşın yıllarca vergi ödememesiyle gündeme gelmişti. 

Şirket, TOKİ’nin Trabzon, Kocaeli, Hatay ve Körfez’deki çeşitli projelerini üstlenmişti. 

Ancak şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarında zarar beyan ederek tek kuruş vergi ödemediği ortaya çıktı. 

BirGün’ün 2024 yılında yayımladığı “1,9 milyar TL’lik ihale aldı, kâr beyan etmedi” başlıklı haberde, milyarlık kamu ihaleleri alan şirketin üç yıl üst üste zarar ettiğini bildirdiği ve devlet kasasına vergi koymadığına dikkat çekilmişti.

Haldız İnşaat son olarak 2025 yılının Haziran ayında Kanal İstanbul güzergâhında gerçekleştirilen 4 milyar 793 milyon TL’lik TOKİ ihalesinin kazananı olarak gündeme gelmişti.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre şirket, söz konusu arsayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından 10 gün sonra, Nisan ayının 2’sinde teslim aldı ve kısa sürede inşaata başladı.

 

TOPLAM SÖZLEŞME BEDELİ 5 YILDA 18 MİLYARI AŞTI

2012-2015 yılları arasında yüzde 1159’luk büyüme oranıyla en hızlı büyüyen ilk 100 şirket arasında gösterilen Haldız İnşaat’ın son yıllarda aldığı kamu ihaleleri dikkat çekiyor. Kamuya yansıyan verilere göre şirketin yalnızca 2021’den bu yana kazandığı kamu ihalelerinin toplam tutarı 15 milyar 985 milyon 734 bin 624 TL’ye ulaştı. 

Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi için verilen 2 milyar 424 milyon TL’lik teklifin de kabul edilmesi halinde şirket beş yıl içinde 33’üncü sözleşmesini imzalayacak ve kamudan aldığı toplam kaynak 18 milyar TL’yi aşacak.

 

Kaynak-https://www.birgun.net/haber/bahce-milletin-milyarlar-akplinin-699754
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//bahce-milletin-milyarlar-akplinin.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/bahce-milletin-milyarlar-akp-linin/1741/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 06:20:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BODRUM BELEDİYESİ MİLYAR DOLARLIK RANTA İZİN VERDİ!]]></title>
			<description><![CDATA[Trilyonluk rantın yaratıldığı adres Bodrum oldu. Kalyoncu ailesinin damadının köylülerden aldığı zeytinlik turizm alanına çevrildi, birkaç yüz bin liralık arazi bir tek belediye onayıyla trilyonluk oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 




Muğla’nın Bodrum ilçesinde yeni bir rant yaratma projesi yaşama geçirildi, bir zeytinlik, imar planı değiştirilerek milyonluk inşaat alanı haline getirildi.

Bodrumhaber.com’dan gazeteci Mustafa Gündoğ’un haberine göre, 102 dönümlük alan tapu kaydında “Zeytinlik” olarak kayıtlıydı ve imar planı yoktu. Bu yüzden de ekonomik değeri düşüktü. Normalde böyle bir alan için yıllarca beklemek ve şans eseri imarı çıksa da kamu için en az yarısının terki istenebilirdi.

İMAR PLANLARI DEĞİŞTİ

Ancak işi bilen biri, bu taşınmazı satın alınca işler değişti. Bodrumluların “ata toprağı” saydığı alanı, Yalıköy Turizm Yatırım ve İşletme Anonim Şirketi satın aldı.

Ancak şirket sahibi Hüseyin Şeherli, sıradan biri değil, Kalyon Holding’ in patronu Hasan Kalyoncu’nun damadıydı.

Ve bilindiği gibi Kalyon Holding, CHP’lilerin ‘5’li Çete’ diye nitelediği iktidara yakın 5 şirketten biriydi.

 

 

Yalıköy Turizm Yatırım ve İşletme Anonim Şirketi taşınmazı aldıktan sonra imar planı yapıldı, askıya çıktı, indi, bu arada dava açıldı ve mahkeme plan için “yürütmeyi durdurma” kararı verdi. Planın içeriğine de itiraz edildi, yeni plan yapıldı, onun için de dava açıldı, davalar sürdü. İlk imar planında; 102 bin 320 metrekareden, kamuya terkler eksilince geriye 8 bin 911 metrekare kaldı. Bunun da 1.321 metre karesine inşaat yapılacaktı.

 

İNŞAAT ALANI 30 KAT ARTTI

İtiraz sonucu; ikinci planda ise, zeytinlik tarım dışı alan ilan edildi. Yapılan diğer değişikliklerde toplam inşaat alanı 31 bin 024 metrekareye çıktı, yani 30 kat arttı. 

Sonuç olarak, Bodrumlu’dan tabiri yerindeyse üç kuruşa alınan yer, sadece planlamayla trilyonluk servete dönüştü. Mahkemenin “yürütmeyi durdurma” kararı olduğu halde, Bodrum Belediyesi yatırımcıya plan varmış gibi imar durumu verdi ve plan uygulaması Muğla Büyükşehir belediyesinin karşı görüşüne rağmen yaptırıldı. Kalyon Holding’in damadının yeri bir anda değerlendi. 

Damadın yeri resmen arazi doğurdu

Kalyon Holding’e bağlı İSPA İnşaat’a, Bodrum, Kızılağaç Mahallesi’nde bir arsa daha eklendi. Bu kez arsa tahsisini Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptı, bölgedeki 204 bin 569.33 metrekarelik arsa da (316 ada/1 parselin bir kısmı) aynı şirkete tahsis edildi. 

Damat Hüseyin Şeherli’nin şirketi ile, İSPA Şirketinin arsaları bitişikti ve her ikisinin toplam alanı düz hesap 350 bin metrekareye ulaştı.



BODRUM BELEDİYESİ SAKINCA GÖRMEMİŞ

Bodrum Belediyesi haberle ilgili iddiaları yazılı yanıt verdi.
“Yalıköy Turizm Yatırım ve İşletme Anonim Şirketi, Kızılağaç mahallesindeki arazi için imar belgesi istedi. Burası için Çevre Bakanlığı tarafından 29.01.2024 tarihinde onaylanmış koruma amaçlı imar planı yürürlükte olmasına rağmen, bu planın iptal edilen bir önceki plana yapılan itirazlar doğrultusunda düzenlenmiş olması nedeniyle, Belediyemiz imar belgesi için sakınca olup olmadığını bakanlığa sorduk. Bakanlığın görüş yazısı doğrultusunda araziye imar durumu belgesi düzenledik. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü de işlemi onayladı. Kısaca süreç hukuki ve idari açıdan usulüne uygun olarak yürütüldü. Bodrum Belediyesi olarak; yasal mevzuatlar doğrultusunda şeffaf bir şekilde çalışmalar yürütülmektedir.”

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//bodrum-belediyesi-milyar-dolarlik-ranta-izin-verdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//bodrum-belediyesi-milyar-dolarlik-ranta-izin-verdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//bodrum-belediyesi-milyar-dolarlik-ranta-izin-verdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//bodrum-belediyesi-milyar-dolarlik-ranta-izin-verdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/bodrum-belediyesi-milyar-dolarlik-ranta-izin-verdi/1043/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Feb 2025 09:37:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ İZMİR  ALİAĞA PATLAMA TEHLİKESİ ALTINDA…]]></title>
			<description><![CDATA[Libya’dan  ŞİMŞEKLER GEMİ SÖKÜM ŞİRKETİ tarafından 24 Şubat 2023 satın alınarak, söküm ve bertaraf için izmir Aliağa’da  bulunan ŞİMŞEKLER GEMİ SÖKÜM ŞİRKETİ’ne getirilen 1973 yılı yapımı 41.000 tonluk “SLOUG" isimli Libya’ya ait asfalt üretme gemisinde bulunan 30.000 ton fazla tehlikeli petrol çamuru olduğu uzmanlar tarafından belirlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Uzmanların belirlediğine göre, Kimyasal bileşimi karbon ve hidrojenden oluşmuş olup çok az miktarda kükürt gibi yabancı maddeler de içeren bu atık, çoğunlukla C15 ile C50 karbon atomu ihtiva eden hidrokarbonlardan oluşmaktadır.

 

Parlama noktasının altındaki sıcaklıklarda bile ürünün yanıcı nitelikteki buharı bulunabilir ki, buharı havadan ağır olup zemine yayılır ve uzak bir noktadan ateş alabilir. Buharı, kıvılcım veya sıcak bir yüzey tutuşturmuşsa parlama tehlikesi söz konusudur. Hatta, Statik elektrik varlığında bile bir anda alev alıp, buharlaşan çeşitli tehlikeli gazlar (örneğin, metan…) sıkışarak patlama riski taşır ki buda İzmirin Aliağa ilçesinde büyük bir alanı havaya uçurabilme kapasitesine sahiptir. Lakin bu korkunç tehlike söz konusu gemi söküm işletmesi tarafından saklanıp hiçe sayılarak, söküm izni için bir takım nufüzlü kişileri devreye sokarak ilgili kurumlara baskı kurmaya çalıştığı iddia edildi. 

 

MISIR BİLE “SLOUG’U” KABUL ETMEDİ. 

 

Yapılan araştırmalar sonucunda Libya ya ait olan 1973 yılı yapımı asfalt üretme gemisinin bahsedilen bu yüksek tehlikeli petrol atığının önce Mısır’da temizlenmesi için Mısır’daki bir limana yönlendirildiği, ancak potansiyel patlama riskinin çok yüksek olması sebebiyle Mısır daki ilgili kurumların buna izin vermediği gibi, diğer hiçbir ülkeninde böyle bir sorumluluk altına girmek istememesi sonucunda çok düşük bir fiyatla adı çeşitli skandallarla anılan ŞİMŞEKLER GEMİ SÖKÜM ŞİRKETİ gemiye talip olduğu ve kendi kendine bile hareket edemeyen bu zehir gemisini bile bile Aliağa’yı tehlikeye atarak römorkörlerle çekerek Aliağa’ya getirdiği belirtildi.

 



 

“Sloug” gemisi hem çevreye hem Aliağa halkının sağlığı için zararlıdır. 

 

 

 

Petrol atıkları, yanma sonucu zehirli gazlar oluşur. Bu gazların havaya veya suya karışması bölgede ekolojik facialara sebep olabilir. Ayrıca kanserojen madde içermesi sebebiyle, kalıcı fonksiyon bozukluklarına sebep olabilir.

 

Sadece buhar, buğu ya da dumana maruz kalınması, baş dönmesi, baş ağrısı, bulanık görme, gözlerde, burunda veya boğazda tahrişe neden olabilir.

 

 Zararlılık Sınıflandırması: Alevlenir madde, Kategori 3: H226 Aspirasyon Zararı, Kategori 1: H304

 

Akut Toksisite Kategori 4 (solunum): H332 Kanserojen Kategori 1B: H350 Üreme Sistemi Toksisitesi Kategori 2: H361d Belirli Hedef Organ Toksisitesi – Tekrarlı Maruziyet Kategori 2: H373 Sucul Akut Kategori 1: H400 Sucul Kronik Kategori 1: H410 EUH066

 

Gemi sahiplerinden hiçbir açıklama yok

 



 

ORBAY ŞİMŞEK

 

Her ne kadar gemiyle ilgili bilgi talebinde bulunulsada, ŞİMŞEKLER GEMİ SÖKÜM ŞİRKETİ yetkililerinden bugüne kadar hiçbir açıklama yapılmamıştır. Şantiyenin sahibinin OSMAN ŞİMŞEK şantiye işlerini oğlu ORBAY ŞİMŞEK ve geminin Libya’dan Türkiye’ye getirilmesini sağlayan kişinin Aliağa Deniz Ticaret Odası Başkanı Adem ŞİMŞEK olduğu tespit edilmiştir.

 



 

ADEM ŞİMŞEK 

 

Tartışmalı bir isim olan Adem ŞİMŞEK’in  adı kumar, uyuşturucu ticareti ve hayali ihracat, hayali kumanya satmakla ve sahte fatura düzenleyerek devleti zarara uğratmak iddialarıyla gündeme gelmiş ve kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı.

 

 

 

Edinilen bilgilere göre görevden alınan İzmir İl Çevre Müdürü Ömür ÖZDİL sorumlu ve dirayetli devlet adamı sorumluluk bilinci ve görevinin yüklediği vicdani sorumluluk gereği bütün baskılara rağmen ilkeli duruşundan taviz vermeyerek “SLOUG” isimli geminin Aliağa ilçesinde yaratacağı tehlikeyi bildiği için söküm izni vermeyerek geçici olarak tehlikeyi engelledi. Ancak ani bir karar ile başarılı, ilkeli ve İzmir il Müdürü olarak göreve gelir gelmez pek çok çözülemeyen kurum içi ve kurum dışındaki sorunu çözen, kimseyi kayırmadan herkese eşit davranan Sayın ÖZDİL görevden alındı. 

 

 

 

BU TEHLİKEYE KİM DUR DİYECEK.

 

Edindiğimiz bilgilere göre ŞİMŞEKLER GEMİ SÖKÜM ŞİRKETİ ve DENİZ ODASI BAŞKANI ADEM ŞİMŞEK üçüncü dünya ülkelerinin bile çevreye ve insan üzerindeki  yaratacağı tehlikelerden dolayı sökümü kabul etmediği bu gemiyi bertaraf etmek için Aliağa ve Aliağa halkının sağlığını hiçe sayarak Çevra ve iklim Değişikliği Bakanlığı’dan izin almaya çalışıyor. Adını vermek istemeyen bakanlık bürokratı izin için kendilerine baskı kurulduğunu belirtti. 

 

Uzmanların tespitlerine göre geminin derhal geri gönderilmesi ve Aliağa ve Aliağa halkının bu tehlikeden kurtarılması  gerektiği yönündedir.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, kimyasal atık deposu olarak kullanıldığı iddia edilen Slough adlı geminin söküm için İzmir’deki Aliağa Limanı’na getirilmesini Meclis gündemine taşıdı. Dinçer; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye, “Bahsi geçen gemi için Tehlikeli Envanter Raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlanmış ise bu rapor hangi tehlikeli maddeleri içermektedir” diye sordu.

 

 

 

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, uzun zamandır Libya’da bulunan ve kimyasal atık deposu olarak kullanıldığı iddia edilen Slough adlı geminin sökülmesi için Aliağa Limanı’na getirilmesine ilişkin, Mehmet Özhaseki’nin yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi.

 

Dinçer, önergesinde, “Bir yandan ülkemize getirilen plastik atıklarla, diğer yandan kimyasal yüklü gemilerin sökümü için ülkemize getirilmesi sonucunda iktidar, vatandaşlarımızın sağlığını tehlikeye düşürmekte, çevremizin kirlenmesine yok açmaktadır. Kötü giden ekonomiyi düzeltmek için her yolu deneyen iktidar, birkaç kuruş para gelecek diye ülkemizi çöplüğe çevirmektedir” değerlendirmesini yaptı.

 

“Bu gemi uzun zamandır Libya’da bulunmakta ve orada kimyasal atık deposu olarak kullanıldığı yönünde bilgiler var” diye belirten Dinçer, şunları kaydetti:

 

“TEHLİKELİ ENVANTER RAPORU’NUN HAZIRLANMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE ATIĞIN HEM SÖKÜMÜ HEM DE BERTARAFI İÇİN PLANLAMA YAPILMASI GEREKMEKTEDİR”

 

“Geminin içinde binlerce ton kimyasal atık olduğu ve gemi için notifikasyon ve gas free işlemlerinin yapılmadığı yönünde ciddi iddialar var. Türkiye’ye söküm için gelen gemilerin, Türk karasularına girmeden önce çeşitli denetimlerden geçmesi gerekiyor. Ancak Slough adlı geminin karasularımıza girişinde bu işlemlerin yapılıp yapılmadığı konusunda bir bilgi bulunmamaktadır.

 

Ayrıca gemilerin kabulünden önce, söküm için Tehlikeli Envanter Raporu’nun hazırlanması, değerlendirilmesi ve atığın hem sökümü hem de bertarafı için planlama yapılması gerekmektedir. Bu işlemlerin yapılıp yapılmadığı konusunda da net bilgiler bulunmamaktadır. Bu işlemler için Bakanlık tarafından gerekli önlemlerin alınması, bu işlemlerin nasıl yapıldığı ya da yapılıp yapılmadığı hakkında şeffaf bir şekilde açıklama yapması gerekmektedir.”

 

Dinçer, Bakan Özhaseki’ye şu soruları yöneltti:

 

“Bahsi geçen gemi için Tehlikeli Envanter Raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlanmış ise bu rapor hangi tehlikeli maddeleri içermektedir?

 

Bu maddelerin yönetimi nasıl planlanmıştır?

 

Geminin ön notifikasyon onayı var mıdır? Varsa bu onayın tarihi nedir?

 

Geminin gas free belgesi var mıdır? Varsa belgenin tarihi nedir?

 

Gemiye ilişkin, Liman Başkanlığı tarafından söküm izni verilmiş midir? Söküm işlemlerine başlanmış mıdır?

 

Gemiye ilişkin hangi ölçümler yapılmıştır?

 

Gemide ham petrol bulunduğu iddia edilmektedir. Buna ilişkin hangi analizler yapılmıştır? Yapıldı ise analiz sonuçları nedir? Ham petrol bulunduğu iddiaları doğru ise bunun miktarı nedir?

 

Temizlik aşamaları nasıl yürütülecektir? Hangi önlemler alınacaktır? İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin ne gibi önlemler alınacaktır?

 

Tespit edilen ve gemiden temizlenen maddeler nasıl depolanacaktır? Tesisin bu maddeleri geçici depolamaya ilişkin izni var mıdır?”

 



 

Libya’da kimyasal atık depolamak için kullanıldığı belirtilen ve 6 bin ton kimyasal atık barındıran 'Sloug' isimli tanker geminin Aliağa'ya getirildiğinin ortaya çıkmasının ardından Kimya Mühendisleri Odası (KMO) tarafından açıklama yapıldı.

 



 

Yapılan açıklamada, "KMO Ege Bölge Şubesi olarak İzmir Aliağa’ da yerleşik gemi söküm tesisleri için yıllardır uyarılarda bulunuyor, tehlikeye dikkat çekiyor ve önerilerde bulunuyoruz!" denildi.

 

Gemi söküm tesislerinde ciddi denetimlerin yapılmadığına yer verilen açıklamada, "Bunun son örneğini Libya’dan Mısır’a götürülen, oradaki ekolojist ve çevrecilerin bilinçli tepkileri üzerine Aliağa’ya getirilen Sloug isimli tanker gemide görmekteyiz.

 

Mısır’ın kabul etmediği Sloug isimli tanker geminin içinde 6 bin ton kimyasal bulunduğu öne sürülmektedir. Bunun çok büyük bir olasılıkla doğru olduğunu düşünüyoruz.

 

Sloug isimli bu tankerde yıllarca tehlikeli atık niteliğindeki petrol atıklarının depolandığını biliyoruz. Sloug, kullanılamaz duruma geldiği için sökülmesi gerekmiştir" ifadeleri kullanıldı.

 

Geminin Türkiye'de sökülebilmesi için ne Basel Konvansiyonu’na ne de işletilmesi gereken prosedürlere uyulduğunun belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

 

"Sloug isimli bu tehlikeli atık deposu tankerde petrolden buharlaşan gazlar için “gas free” ölçümleri yapılmış mıdır? Bu serbest gazlar nerede ve nasıl giderilmiştir? Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi, gas free (serbest gaz) raporu olduğu bile belgelenen bir geminin sökümü sırasında serbest gazların patlayarak yanması sonucunda oluşan faciayı asla unutmamıştır! Bu olayda parçalanarak ve yanarak öldürülen yedi gemi söküm işçisini saygıyla anıyoruz.

 

Bu tür yalan yanlış bilgilerle donatılan birçok gemi söküm için İzmir Aliağa’daki gemi söküm tesislerine getirilmektedirler. OTOPAN’dan SAO PAULO’ya kadar o kadar çok örneğine karşı direndik ve uyardık, itiraz ettik ki… Bu direnişlerimizin sonuçları Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölgesi Şubesi’nin haklılığını açık seçik kanıtlamıştır!

 

Gemi söküm tesisleri, gemi söküm sanayicilerinin kurduğu ve işlettiği GEMİSANDER tarafından değil; TMMOB’nin ilgili Odalarının uzmanlarınca, Üniversitelerimizin ilgili bölümlerinin yetkilileriyle, Türk Tabipleri Birliği uzman hekimlerince, Türkiye Barolar Birliği’nce ve kentte en örgütlü ekolojik ve çevre örgütlerinin temsilcilerinin de gözlemci olarak katıldığı oluşumla denetlenmelidir.

 

Hollanda Mahkemeleri'nin, Daniella ve Jumbo Spirit isimli tehlikeli atık depolama tankerleri hakkında vermiş olduğu karar, ülkemizde gemi sökümünün ne kadar denetimsiz ne kadar başıboş olduğunun kanıtıdır. Gemi sökümleri aracılığıyla ülkemiz nükleer başta olmak üzere her türlü tehlikeli atığın çöplüğü haline getirilmiştir.

 

Gemi sökümü hakkındaki önerilerimizin yaşamımıza geçirilerek, gemi sökümü nedeniyle oluşan ekolojik yıkımın engellenmesini ısrarla talep ediyoruz."

 

 

 

 

 

Kaynak-https://www.sonhaber.co/aliaga-patlama-tehlikesi-altinda/134/
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/01//-izmir--aliaga-patlama-tehlikesi-altinda.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/01//-izmir--aliaga-patlama-tehlikesi-altinda.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/01//-izmir--aliaga-patlama-tehlikesi-altinda_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/01//-izmir--aliaga-patlama-tehlikesi-altinda.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/izmir-aliaga-patlama-tehlikesi-altinda/582/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Jan 2024 09:47:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cengiz Holding&#039;e bağlı şirket, dava sürecini bile beklemiyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin gündemine gelen Akbelen Ormanları'nın ardından şimdi de Kaz Dağları'nda orman kesimine başlandı. Cengiz Holding’e bağlı şirket, dava süreci bitmeden bakır madeni için çalışmalarını hızlandırdı. Madencilik faaliyetinin 149 bin 250 ağacın bulunduğu alanda olduğu öngörülüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Muğla’daki Akbelen Ormanları’nda gerçekleşen ağaç kesimine odaklanmışken Mehmet Cengiz’in şirketi Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri Anonim Şirketi de Kaz Dağları’nda harekete geçti.

Şirket, Halilağa Bakır Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi projesi için geçen sene 26 Temmuz’da çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı almıştı. 

Bunun üzerine başta Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası olmak üzere birçok kurum ve kişi dava açtı. Açılan davaların ardından ÇED olumlu kararının “hukuka aykırı” olduğu kararına varıldı. Kararın ardından şirket proje sürecini tekrar başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sisteminde yer alan bilgiye göre de projeye 14 Mart’ta yeniden “ÇED olumlu” kararı verildi.

ANLAŞMA ÇIKMADI

Cumhuriyet gazetesinden Şeyda Öztürk’ün haberine göre verilen iznin hukuka aykırı olduğunu düşünen kişi ve kurumlar ikinci davayı da açtı. Süreç devam ederken geçen aylarda Cengiz Holding bölgedeki taşınmazları satın almak için adım atmıştı. Bölgenin bağlı olduğu Çan Noterliği’ne giden yazıda, “Söz konusu taşınmazın satın alınması için 1 Ağustos’ta pazarlık görüşmeleri yapılacaktır. Pazarlık görüşmelerine katılmadığınız ya da görüşmelere katılıp da satış konusunda anlaşamadığımız takdirde taşınmazın Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre kamulaştırılması için talepte bulunulacaktır” denildi.

Görüşmelerin ardından anlaşma sağlanamadı. Köylüler arazilerini satmak istemedi. Geçen martta kamulaştırma için görüşmeler yapılmış, ancak köylüler yine arazilerini vermek istememişti. Köylüler de kamulaştırma kararına karşın dava açmıştı.

TEMA DA "EKOSİSTEM ZARAR GÖRÜR" DEDİ

TEMA Vakfı da proje gerçekleştiği takdirde ekosistemin zarar göreceğini belirtti. Vakıftan yapılan açıklamada, “Proje hayata geçerse, bölge suyunun ciddi miktarda azalacağı ve yaklaşık 4 bin dönüm arazinin susuzluktan kuruyacağı açıklandı. Maden, Çanakkale’de yaşayan 100 binin üzerinde insanın bir yılda kullanacağı suyu tek başına tüketecek. Kaz Dağları’ndaki maden projelerinin ve iklim krizinin etkileri düşünüldüğünde kuraklık yaşayan Çanakkale’de büyük bir su krizi kaçınılmaz olacak” dendi. 

YAKLAŞIK 149 BİN AĞAÇ VAR

Proje dosyasına göre, alanın 513.80 hektarı ormanlık araziden oluşuyor. Bu da yaklaşık 685 futbol sahasına denk geliyor. Yaklaşık 294 bin ağacın bulunduğu alandaki madencilik faaliyeti yürütülmesi için belirlenen 257.79 hektarlık bölgede 149 bin 250 adet ağaç olduğu öngörülüyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/08//cengiz-holding039e-bagli-sirket-dava-surecini-bile-beklemiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/08//cengiz-holding039e-bagli-sirket-dava-surecini-bile-beklemiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/08//cengiz-holding039e-bagli-sirket-dava-surecini-bile-beklemiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/08//cengiz-holding039e-bagli-sirket-dava-surecini-bile-beklemiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/cengiz-holding-e-bagli-sirket-dava-surecini-bile-beklemiyor/357/</link>
			<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 12:00:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kanalizasyondaki vurgunda müdürler zengin oldu. Yolsuzluğu ortaya çıkaran istifa ettirildi]]></title>
			<description><![CDATA[Tatil bölgelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı arıtma tesislerinde milyonlarca liralık vurgun yapıldığı ortaya çıktı. Devletin zarara uğratıldığı tesislerde müdürler ise zengin olurken, skandallarla dolu raporu hazırlayan bir genel müdür ise görevinden istifa etmek zorunda kaldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kamu kurumlarındaki yozluk düzeni "yok artık" dedirtecek boyuta ulaştı. Devletin arıtma tesislerinde dahi milyonlarca liralık vurguna imza atıldığı ortaya çıktı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1992 yılında tatil bölgelerindeki plajları ve arıtma tesislerini işletmek için Turaş Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi’ni kurdu. Bakanlığın 'Turaş' isimli şirketinin Antalya Serik’te Boğazkent ile Serik, Alanya’da Türkler ve Muğla Ortaca Sarıgerme Arıtma Tesisi isimli dört arıtma tesisi bulunuyor. Bu arıtma tesislerinde yüzlerce odalı lüks otellerin de atık suları ve kanalizasyonları arıtılıyor. Bakanlık bu işlem için otellerden oda başı aylık 10-20 dolar arasında bir ücret alıyor. Bir turizm sezonunda 5 yıldızlı bir otelden bakanlığın 1,5 milyon TL ile 2 milyon TL arasında gelir sağladığı ifade ediliyor. Bu para “sadece atık suların arıtılması işlemi için” bakanlığa ödeniyor.

 

Birgün Gazetesi’nden İsmail Arı’nın haberine göre, Turizm bölgesinde bu şekilde milyonlarca liralık bir para yönetiliyor. Fakat devletin kasasına girmesi gereken bu milyonlarca liralık arıtma tesislerinin bir vurgun düzeni kurulduğu ortaya çıktı.



YOLSUZLUK BELGELENDİ

Ağustos 2022 tarihinde ise Turaş Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi’ne genel müdür olarak atanan Tayhan Şimşek, şirket, plajlar ve artıma tesislerindeki yolsuzlukları ortaya çıkarıp bir rapor hazırladı. Devletin parasının nasıl çalındığını ve devletin nasıl soyulduğu belgeleriyle ispatlayan Şimşek, hazırladığı raporu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim etti. Ancak bu raporun ardından baskı gören Genel Müdür Şimşek sadece 5 ay görevde kalabildi. Baskı gören Şimşek 24 Aralık 2022 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Hazırladığı rapor ise hâlâ Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratlarının önünde duruyor.



MÜDÜR KÖŞEYİ DÖNDÜ

Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratlarının işlem yapmadığı raporda yer alan dosyada arıtma tesislerinde imza atılan yolsuzluklar şöyle sıralanıyor: 
• Antalya Serik’teki Boğazkent Arıtma Tesisi’nin, arıtma işleminden geriye kalan çamuru yakma ve taşıma işi ihalesiz olarak M. firmasına verildi. Bu arıtma tesisinin müdürü Mayıs 2022 ile Ağustos 2022 arasında ani zenginleşme yaşadı. Bahsedilen 4 aylık zamanda diliminde, Arıtma tesisinin müdürü Muğla Dalaman’da bir ve Antalya Serik’te iki arsa olmak üzere toplam değeri yaklaşık 2,7 milyon TL olan üç ayrı arsa satın aldı. Raporu hazırlayan Şimşek, arıtma tesisi müdürünün bu ani zenginleşmesini mantıklı bir şekilde açıklayamadığını ifade etti.

TESİS BEDAVAYA VERİLDİ

• Serik Arıtma Tesisi, T. Çevre isimli bir şirkete 10 yıllığına “Sadece tesiste üretilecek elektriğin aylık cirosunun sadece yüzde 15’i Turaş’a ödemek” koşulu ile kiraya verildi. Tesisin kiraya verildiği T. Çevre Şirketi satın aldığı malzeme ve faturaları Turaş A.Ş.’ye kestirildi ve ödendi. En son elektrik abone bedeli de Turaş A.Ş.’ye kestirildi. Ayrıca bu şirket tesisi geç devreye aldı. Tesiste bir makine mühendisi ve elektrik elektronik mühendisi ile inceleme yapılarak bağımsız rapor hazırlanması gerekmektedir.



MİLYONLUK ZARAR

• T. Çevre Şirketi, Serik Arıtma Tesisi’ni geç devreye aldığı için Turaş A.Ş.’nin zararı yaklaşık 3 ile 4 milyon TL arasındadır. Firma kendisi yapması gereken çamur taşıma ve yakma işini de Turaş AŞ’ye yaptırdı. Bu kamu zararına kim bilerek göz yumduysa hukuken sorumludur.

• Belek ve Kadriye Halk Plajlılarında B. İnşaat’a geçici kabul işleminden sonra Kamu İhale Kanunu’na aykırı olarak 3 milyon ile 5 milyon TL arasında ödeme yapılmaya çalışıldı. Geçici kabulden sonra iş artırımı suçtur. Geçici kabulden sonra herhangi bir iş artışı yapılması mümkün değildir. 

• Ayrıca bakanlığın bünyesin de bulunan plajlar da sahte, lisanssız bilgisayar programı satın alınmış ve pos programı olarak kullanılmış, buna kimler nasıl izin verdi hiç mi sorgulanmadı bu konu, kimler bu işten büyük çıkar elde etti.

“AYAKLARINA BASTIM”

Skandallarla dolu raporu hazırlayan ve görevinden istifa etmek zorunda kaldığını ifade eden Tayhan Şimşek, “Basın da yer alan raporu ben hazırladım. Raporun basına sızması ayrıca manidar. Birçok yolsuzluğu ortaya çıkardım. Ödüllendirilmem gerekirken bazı insanların ayağına basmam nedeniyle görevimden uzaklaştırıldım. Habere konu olan raporu Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettişlerine teslim ettim. Konuyla ilgili ilerleyen günlerde kendisinin de daha detaylı bir açıklama yapacağım ” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//kanalizasyondaki-vurgunda-mudurler-zengin-oldu-yolsuzlugu-ortaya-cikaran-istifa-ettirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//kanalizasyondaki-vurgunda-mudurler-zengin-oldu-yolsuzlugu-ortaya-cikaran-istifa-ettirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//kanalizasyondaki-vurgunda-mudurler-zengin-oldu-yolsuzlugu-ortaya-cikaran-istifa-ettirildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//kanalizasyondaki-vurgunda-mudurler-zengin-oldu-yolsuzlugu-ortaya-cikaran-istifa-ettirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/kanalizasyondaki-vurgunda-mudurler-zengin-oldu-yolsuzlugu-ortaya-cikaran-istifa-ettirildi/45/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Apr 2023 08:18:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Aya Yorgi Koyu&#039;nun imara açılmasına yargı engeli: Telafisi güç zararlar doğabilir]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Çeşme'deki dünyaca ünlü Aya Yorgi Koyu mevkiinde bulunan sit alanının imara açılmasına karşı açılan davada mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Planların hukuka aykırı olduğu belirtilen kararda, "Planların uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğabilir" denildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BirGün'den Aycan Karadağ'ın haberine göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi’nin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Aya Yorgi Koyu mevkiinde bulunan sit alanının imara açılmasına karşı açtığı davada mahkeme kararını verdi. İzmir 4. İdare Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Plan değişikliğinin hukuka aykırı olduğu belirtilen kararda, “Planların uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğabilir” denildi.

Kararda, “Yürürlükteki koruma amaçlı imar planlarının yoğunluk arttırıcı olduğu ve bu sebeple üst ölçekli plan kararlarına ve planların kademeli birliktelik ilkesine uygun değil. İmar bütünlüğü açısından çevredeki imar planı kararlarına ilişkin bir değerlendirmeyi içermiyor. Çevredeki koruma statülerini dikkate almıyor. Sosyal altyapı alanının azaltılarak gelişme konut alanı yaratılmasının yoğunluk artışına sebep olacak. Kaldırılan rekreasyon alanına hizmet etki alanı eşdeğer yeni bir alanın, yüzölçümü ve konum özellikleri korunarak ayrılmadığı görüldü” ifadelerine yer verildi.

KAMU YARARINA AYKIRI

Kararda ayrıca şöyle denildi: “Planların sit alanları koruma statüsü çerçevesinde bölgenin doğal niteliğinin, ekolojik değerlerinin, peyzajının ve siluetinin tahrip edilmesi yönünde riskler içermesi hususları dikkate alındığında planların bu yönlerden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan bütünlüğüne ve kamu yararına aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.”

YAĞMAYA İZİN VERMEYECEĞİZ


NE OLMUŞTU?

Çeşme Belediyesi Başkanı Ekrem Oran, BirGün’e yaptığı açıklamada, “Biz belediye olarak bölgenin imar planı yapılmasına yönelik görüş vermiştik. Ama maalesef değişiklik imar şehircilik ilkelerine göre yapılmadı. Askıya çıkan imar planlarıyla, tamamı yeşil alan, rekreasyon oranı ve sosyal donatı alanı gibi kalması gereken yerlerin imara açıldığını gördük. Bu yüzden planlara karşı çıktık. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile planlara dava açtık. Mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Planların iptali için mücadelemiz sürecek. Yağmaya izin vermeyeceğiz. Doğamızı korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

2022 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir’in Çeşme İlçesi'nde Dalyan ve Sakarya mahallelerini kapsayan Ayayorgi Mevkii'ne yönelik imar planı değişikliğini askıya çıkardı. Değişiklikte üçüncü derece sit alanında yer alan ve ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ kapsamındaki tarım arazisi ve zeytinlik vasfındaki bu yerler imara açıldı. Kararla, yapılaşma hakkı 0.30 olarak belirlenen alanda 2 katlı villalar yapılabilmesinin önü açıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//aya-yorgi-koyu039nun-imara-acilmasina-yargi-engeli-telafisi-guc-zararlar-dogabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//aya-yorgi-koyu039nun-imara-acilmasina-yargi-engeli-telafisi-guc-zararlar-dogabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//aya-yorgi-koyu039nun-imara-acilmasina-yargi-engeli-telafisi-guc-zararlar-dogabilir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//aya-yorgi-koyu039nun-imara-acilmasina-yargi-engeli-telafisi-guc-zararlar-dogabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/aya-yorgi-koyu-nun-imara-acilmasina-yargi-engeli-telafisi-guc-zararlar-dogabilir/28/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Apr 2023 14:33:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ İstanbul depremi uyarısı: 100 bin bina yıkılırsa...]]></title>
			<description><![CDATA[6 Şubat tarihinde 7.7 ve 7.6 şiddetindeki Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilimizi vurdu. Bu depremde 50 binden fazla vatandaşımız vefat etti. Binlerce yapı da yerle bir oldu. Tüm Türkiye'yi yasa boğan asrın felaketinin ardından gözler bir kez daha muhtemel İstanbul depremine çevrildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nda uzmanlar depremle ilgili uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'nun İstanbul sözleri dikkat çekti. Kadıoğlu, İstanbul’da 100 bin bina yıkılırsa 10 milyon arama kurtarmacı lazım” dedi. Öte yandan Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu, Türkiye’de özellikle konut yapım sektöründe uzun yıllardır rekor sayıda müteahhidin cirit attığını, hiçbir mesleki kalifikasyonu olmayan deneyimsiz mühendisliğin ve ucuz işçiliğin kullanıldığını savundu..


İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetim Araştırma ve Uygulama Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye'nin afet yönetim sistemi konusunda bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu söyledi. Kadıoğlu, "Biz şimdi fayları konuşuyoruz ama binalarımıza bakmıyoruz. Yapısal riskleri azaltmamız lazım. Afet yönetiminde zayıfız. İstanbul'da 100 bin bina yıkılırsa 10 milyon arama kurtarmacı lazım" dedi.



DENEYİMSİZ MÜHENDİSLİK

Boğaziçi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu proje mühendisliğinin deneyim işi olduğunu, usta-çırak ilişkisi gerektirdiğini belirtti. Türkiye'de özellikle konut yapım sektöründe uzun yıllardır rekor sayıda müteahhidin cirit attığını, hiçbir mesleki kalifikasyonu olmayan deneyimsiz mühendisliğin ve ucuz işçiliğin kullanıldığını savundu.



KALİTE TEMİNAT SİSTEMİ

İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Akkaya da, yapılardaki bakım-onarım çalışmalarının önemine vurgu yaparak "Eğer kaliteli bakım-onarım yaparsak yapılarımızı sorunsuz şekilde kullanabiliriz" görüşünü dile getirdi.

Maden Tektik Arama'nın Türkiye'deki diri fayları gösteren haritası





ŞEHİRLERİN BÜYÜMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLMELİ

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ise bu alandaki çalışmalarda tarihçi, jeolog ve sismologların bir araya gelmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Hocalarımız eksik verilerle yorum yapıyor. Başta İstanbul olmak üzere bütün şehirlerimizin daha fazla büyümesinin önüne geçmemiz lazım" dedi.



İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Abdülhamit Avşar da, afet durumlarında çok fazla bilgi yığılması olduğu için afetten önce gerekli planlamanın yapılması gerektiğini vurguladı.



]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//-istanbul-depremi-uyarisi-100-bin-bina-yikilirsa.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//-istanbul-depremi-uyarisi-100-bin-bina-yikilirsa.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//-istanbul-depremi-uyarisi-100-bin-bina-yikilirsa_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//-istanbul-depremi-uyarisi-100-bin-bina-yikilirsa.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/istanbul-depremi-uyarisi-100-bin-bina-yikilirsa/24/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Apr 2023 13:42:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Atatürk Havalimanı planlarına açılan davada bilirkişi raporu çıktı, İBB haklı bulundu]]></title>
			<description><![CDATA[İBB'nin, kapatılan Atatürk Havalimanı’nı millet bahçesine dönüştüren imar planlarına karşı açtığı davada bilirkişi raporu çıktı. Raporda havalimanıyla ilgili alınan karar, şehircilik ilkelerine aykırı bulundu, kamu yararının gözetilmediği belirlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2022 yılında gerçekleştirdiği imar planı değişikliği ile 877 hektarlık havalimanı alanının 500 hektarı “Millet Bahçesi” ve “Kentsel ve Bölgesel Sosyal Altyapı Alanı” olarak düzenlenmişti. İstanbul'un anayasasını kabul edilen Çevre Düzeni Planı delinerek hazırlanan plan ile havalimanı arazisine spor kulüpleri, müzeler, sergi alanları, fuar, bilim merkezleri, sağlık birimleri, cami inşaatının da önü açılmıştı.

Planlara itiraz eden İBB, bakanlığa karşı planların iptali için dava da açtı.  Davada plan değişikliğinin yetkisiz kurum tarafından yapıldığını, İBB yetkisinin görmezden gelindiğini belirtilerek yürütmesinin durdurulması ve iptali istendi.

BİLİRKİŞİ RAPORU ÇIKTI

İstanbul 11. İdare Mahkemesi'nin baktığı davada bilirkişi raporu çıktı. İnşaat çalışmaları hızla devam ederken çıkan bilirkişi raporunda Atatürk Havalimanı için yapılan planda ilgili kurumlarının görüşlerinin alınmadığı, altyapı etkilerine ilişkin raporun hazırlanmadığı tespit edildi.

“AFETTE ULAŞIM İÇİN KRİTİK ÖNEMDEDİR”

Atatürk Havaalanı'nın deprem gibi afet durumlarında üstleneceği rolün önemine işaret edilen raporda “Konumu, mevcut ulaşım sistemlerine olan entegrasyon düzeyi (hava, kara, raylı sistem), kentin çok büyük bir nüfusuna hızlı erişim potansiyeli, sahip olduğu teknik altyapı, alansal büyüklüğü ve yardımcı yapıları dikkate alındığında, olası bir kriz durumunda, -örneğin bu kriz İstanbul depremi olabileceği gibi, bir uçak kazası olayı gibi- üstleneceği rol yeterince irdelenmemiştir. Atatürk Havaalanının kullanıma devam etmesi, hem olası bir afet durumunda koordinasyon/lojistik merkez hem de uçakların inişine imkân sağlanması ile kentin insani ihtiyaçlarına erişim ve ulaşım açısından kritik durumlarda önemli olanaklar sunacaktır” denildi.

 “PİSTLERİN KAMU YARARI, BAŞKA KULLANIMLARDAN FAZLADIR”

 

Atatürk Havalimanı'nın olası bir kriz durumunda kolayca 3 pisti ile uluslararası uçuşların yönlendirilebileceği ve kriz durumlarında da çevresindeki hangar yapılarının  kullanılabileceği belirtildi.

Mevcut durumda işlevsiz hale geldiği iddia edilen kuzey-güney doğrultulu pistlerin güney ucunda Kovid-19 salgını sırasında prefabrike yapıya sahip bir hastane yapısı inşa edilmiş olsa dahi, pistlerin işler hale getirilmesi ile elde edilecek kazanç ve kamu yararının, pistlerin başka bir kullanıma ayrılması ile elde edilecek kamu yararından daha fazla olacağı vurgulandı.

Raporda “ 27.05.2022 tasdik tarihli İstanbul İli 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Atatürk Havalimanı, Millet Bahçesi ve Çevresi) şehircilik ilkelerine, yerleşmenin gelecekteki ihtiyaçlarına, planlama tekniklerine uygun olmadığı ve kamu yararını gözetmediği bilirkişi heyetimizce tespit edilmiştir” sonucuna ulaşıldı.

“YÜZEYSEL VE DAR KAPSAMLI”

Raporda, planlama mevzuatına aykırılıklara ilgili saptamalar da yapıldı. Bu türden kullanımlara yönelik yapılacak değişikliklerin neden olduğu çevresel etkilerin dava konusu plan değişikliği sınırını aşan bir alanı kapsaması gerektiğinden dava konusu planlama işleminde rasyonel bir karar verilmesinin beklenemeyeceği ifade edildi.

Detaylı etüt, araştırma, inceleme yapılmadığı, yapılanların ise son derece yüzeysel ve dar kapsamlı olduğu, konunun gerektirdiği derinlikte inceleme yapılmadığı ve yapılamayacağı vurgulandı. Bu nedenle dava konusu düzenlemenin, bir plan değişikliği ile değil, daha kapsamlı bir revizyon plan ile yapılmasının önemine işaret edildi.

“TÜM KENTSEL SİSTEMLERİ ETKİLER”

Atatürk Havaalanı'nın ülke ve hatta uluslararası ölçekte hizmet veren bir ulaşım ve lojistik tesisi olduğuna dikkat çekilerek bu tesise yönelik gerçekleştirilen bir planlama işleminin sadece havaalanını içine alan çok sınırlı bir alanda yapılan mevzi bir değişiklikle gerçekleştirilemeyeceği vurgulandı.

 

Havaalanın konumu, hizmet etki alanı, yarattığı ulaşım talebi ve entegre olduğu ofis, otel, fuar alanı gibi diğer kullanımlar düşünülmeden hazırlanmasının, İstanbul'un tüm kentsel sistemlerini etkileyeceğinin altı çizildi.

“ÇEVRE DÜZENİ PLANINA AYKIRI”

2009 tasdik tarihli Çevre Düzeni Planının ana kararları ve ilkelerinde, Atatürk Havalimanı'nın çalışma sürecinin devam edeceğinin öngörüldüğü hatırlatılarak “Bu havaalanında kapasite artışı desteklenmekte ve üçüncü bir havalimanı ise Çorlu'da önerilmektedir. Dava konusu Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile Atatürk Havaalanı'nın kapasitesi düşürülmüş, yeni havaalanı kent makroformu ile uyumsuz biçimde kuzeye önerilmiş, doğu-batı doğrultusunda doğrusal büyüyen kent makroformu ilkesini desteklenmemiş ve Çevre Düzeni Planı ana kararlarına aykırı düzenleme yapılmıştır” denildi.

“PLANLAMA ESASLARI VE TEKNİKLERİNE AYKIRI”

Davaya konu plan değişikliği ile Atatürk Havalimanı'nın mevcut büyüklüğünün önemli ölçüde azaltıldığı, kapasitesinin düşürüldüğü ve tarifeli uçuşlara kapatıldığı belirtilerek “ Dava konusu Çevre Düzeni Planı değişikliğinde Atatürk Havaalanı yerine ise başka sosyal altyapı alanları önerilmiştir. İstanbul Havaalanı farklı bir plan değişikliğinde yer almaktadır. Birbiri ile bağlantılı değişiklik kararlarının olduğu değişikliklerin plan bütünlüğü bakımından aynı planda yapılmaması planlama esaslarına ve tekniklerine aykırıdır” denildi.

“ANA KARARLARLA ÇELİŞİYOR”

Atatürk Havalimanı'nın altyapısı tamamlanmış, yüksek erişilebilirliğe sahip, raylı sistemler ile birlikte Anadolu Yakasında yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı ile bağlantılı durumdayken ve Çevre Düzeni Planı kararlarına göre kapasitesi arttırılarak işletmesinin devam etmesi  öngörülmekteyken yapılan plan değişikliğinin çevre düzeni planının ana kararları ile çeliştiğine dikkat çekildi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM HEDEFİ GERÇEKÇİ DEĞİL”

Kentin kuzeyinde yer alan yaklaşık olarak 3 bin 500 hektarlık orman ve yeşil örtüsü yeni İstanbul Havaalanı için gelişmeye açılırken, dava konusu plan değişikliği ile 500 hektarlık millet bahçesi önerildiği aktarılarak “Bu nedenle salt dava konusu plan değişikliğinde önerilen 500 hektarlık bir yeşil alan önerisi ile iklim değişikliğine uyumun hedeflendiği gerekçesinin yeterli analitik değerlendirmeye dayanmadığı ve gerçekçi olmadığı düşünülmektedir” tespiti yapıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//ataturk-havalimani-planlarina-acilan-davada-bilirkisi-raporu-cikti-ibb-hakli-bulundu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//ataturk-havalimani-planlarina-acilan-davada-bilirkisi-raporu-cikti-ibb-hakli-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//ataturk-havalimani-planlarina-acilan-davada-bilirkisi-raporu-cikti-ibb-hakli-bulundu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//ataturk-havalimani-planlarina-acilan-davada-bilirkisi-raporu-cikti-ibb-hakli-bulundu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/ataturk-havalimani-planlarina-acilan-davada-bilirkisi-raporu-cikti-ibb-hakli-bulundu/8/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 18:56:34 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>