<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Sağlık</title>
         <link>https://www.internetajansi.com/saglik/</link>
         <description>En güncel {kategoribaslik} Haberleri.Son dakika {kategoribaslik} haberlerini buradan takip edebilirsiniz. En son {kategoribaslik} haberleri anında burada.</description><item>
			<title><![CDATA[PROF. DR. AHMET KARACALAR UYARDI: BU BİR OBEZİTE DEĞİL, İLKEL ÇAĞLARDAN KALAN &#039;EVRİMSEL&#039; BİR MİRAS]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[KİLO VEREMİYORSANIZ SUÇLU İRADENİZ DEĞİL, LİPÖDEM OLABİLİR

Diyete ve spora rağmen bacaklarınız, kollarınız veya basen bölgeniz incelmiyor mu? Tartıda kilo verseniz bile vücudunuzdaki orantısızlık düzelmiyor mu? Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu durumun irade zayıflığı değil, genetik kodlarımızda saklı "Lipödem Hastalığı" olabileceğini açıkladı. “Hatta mide küçültme operasyonu sonrası bile hastanın bedeni incelirken, lipödemli yağın gitmediğini görüyoruz.”

İlkel çağlardan gelen "Hayatta Kalma" geni lipödemin kökenine dair çarpıcı bir tespitte bulunan Prof. Dr. Karacalar, hastalığı evrimsel bir bakış açısıyla şöyle değerlendirdi: "Lipödem , ilkel çağlarda yiyeceğin yeterince bulunamadığı dönemlerde, bazı yağları aşırı dirençli hale getiren bir genin sonucudur. O dönemde bu mekanizma, kadının zayıflamasını engelleyerek çocuğun bakımı için dirençli bir bedene sahip olmasını sağlıyordu. Ancak modern dünyada bu genetik miras, karşımıza ciddi bir sağlık ve estetik sorunu olarak çıkıyor."

Hormonal Kilit ve Lenfatik Durgunluk

Bu yağ birikiminin kaloriye değil hormonlara bağlı olduğunu belirten Karacalar, sürecin biyolojik mekanizmasını şöyle açıkladı: "Yağ dokusu dolaşımın kötü olduğu bölgelere yerleştiği için kolay cevap vermez. Ayrıca büyüyen yağ hücreleri lenfatik durgunluğa neden olabilir. Protein açısından zengin doku sıvısının birikmesi, drenajı daha da kötüleştirir ve kısır döngü yeniden başlar."

Yeme Bozukluklarına Yol Açabilir

Tanı konulmamış hastalarda sürekli yeni diyet denemeleri ve başarısızlıkların büyük bir psikolojik yıkım yarattığını belirten Prof. Dr. Ahmet Karacalar, "Bu durum hastalarda başta yeme bozuklukları (tepkisel yeme atakları) olmak üzere ciddi psikolojik sorunlara, hatta ileri durumlarda anoreksiya bozukluğuna neden olabilmektedir" uyarısında bulundu.

Kronik İltihaplanma ve Tiroid İlişkisi

Prof. Dr. Karacalar, lipödemli kişilerin yağ dokusunda kronik iltihaplanma yaşandığını, bunun da vücudun yağ yakma yeteneğini etkilediğini belirtti. Karacalar ayrıca, yağ metabolizmasını etkileyen tiroid sorunlarının lipödem hastalarında sıklıkla görüldüğünü ve sorunu ciddileştirdiğini ifade etti.

EDİTÖRE NOT:

Bu bülten, Prof. Dr. Ahmet Karacalar'ın "Lipödem ve Tedavisi" kitabındaki evrimsel tıp yaklaşımına ve klinik gözlemlerine dayanmaktadır. Lipödem (Ağrılı Yağlanma Sendromu), genellikle bacaklarda ve kollarda biriken, dokunulduğunda ağrı yapan ve kolay moraran, diyetle gitmeyen kronik bir yağlanma bozukluğudur.

Kaynak: https://ahmetkaracalar.com/lipodem/
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/04//prof-dr-ahmet-karacalar-uyardi-bu-bir-obezite-degil-ilkel-caglardan-kalan-039evrimsel039-bir-miras.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/04//prof-dr-ahmet-karacalar-uyardi-bu-bir-obezite-degil-ilkel-caglardan-kalan-039evrimsel039-bir-miras.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/04//prof-dr-ahmet-karacalar-uyardi-bu-bir-obezite-degil-ilkel-caglardan-kalan-039evrimsel039-bir-miras_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/04//prof-dr-ahmet-karacalar-uyardi-bu-bir-obezite-degil-ilkel-caglardan-kalan-039evrimsel039-bir-miras.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/prof-dr-ahmet-karacalar-uyardi-bu-bir-obezite-degil-ilkel-caglardan-kalan-evrimsel-bir-miras/1789/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:14:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doktor ihmali ölüme götürdü! Mide balonu uygulaması sonrası fenalaştı...]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Etiler'de bir hastanenin sahibi olduğu bilinen ve daha önce gerçekleştirdiği operasyonlar sonrası birkaç hastasının ölümüne, bazı hastalarının ise yaralanmasına neden olan Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Alper Çelik'in (50) adı yine bir sağlık skandalı ile gündeme geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Hakkındaki birçok dava ve şikâyet üzerine Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Meslekleri Kurulu'nca 2023'te 3 yıl süreyle görevinden men edilen Doktor Çelik'in son mağduru, mide balonu uygulaması yaptıran Naciye Aksengör (73) oldu. Aksengör 2021 yılında mide balonu uygulaması için gittiği hastanede Çelik'in yaptığı işlem sonrası fenalaştı.






Yakınlarının iddiasına göre, defalarca hemşire ve doktor çağrılmasına rağmen hastaya müdahale edilmedi ve Aksengör, kısa sürede yaşamını yitirdi. Dava, geçtiğimiz günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.



 




ADLİ TIP: TIBBİ HATA

Olay sonrası hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunda, hastanın ölümünde tıbbi hataya bağlı komplikasyon yönetimi eksikliği bulunduğu ortaya çıktı. Raporda, mide ve bağırsak bölgesinde yırtılmalar tespit edildiği, bu durumun "intragastrik balon uygulamasına bağlı komplikasyon" olabileceği değerlendirildi.

 






TETKİKLER YAPILMADI

Sanık doktor Alper Çelik mahkemedeki savunmasında, "Balon takma işleminin ardından hasta baygınlık geçirdi. Yoğun bakımda müdahaleye devam ettik ancak kendisini kurtaramadık. Yaklaşık 45 dakika kalp masajı ve suni teneffüs yaptık. Adli Tıp raporu midede yırtılma tespit ettiyse bile yapılan kalp masajı sonucu midede yırtık oluşmuş olabilir" dedi. Mahkeme kararında ise sanık doktorun savunmasına rağmen gerekli tetkik ve incelemeleri yapmadan işlemi gerçekleştirdiği, komplikasyon geliştiği halde etkin bir müdahale yapılmadığı vurgulandı. Mahkeme, doktorun tıbbi özen yükümlülüğünü ihlal ettiği kanaatine vardı. Mahkeme, sanık doktor Alper Çelik hakkında 'taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verdi.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//doktor-ihmali-olume-goturdu-mide-balonu-uygulamasi-sonrasi-fenalasti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//doktor-ihmali-olume-goturdu-mide-balonu-uygulamasi-sonrasi-fenalasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//doktor-ihmali-olume-goturdu-mide-balonu-uygulamasi-sonrasi-fenalasti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2026/03//doktor-ihmali-olume-goturdu-mide-balonu-uygulamasi-sonrasi-fenalasti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/doktor-ihmali-olume-goturdu-mide-balonu-uygulamasi-sonrasi-fenalasti/1764/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 07:34:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Medicana Hastanesinden 10 milyon Dolar rüşvet istemişler!]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'li Şişli Belediyesi'nin hastane ruhsatını geciktirdiği özel bir hastaneden 8 milyon dolar rüşvet alındı. Süreçle ilgili dekont ve belgeler savcılığa sunulurken, eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan rüşvet pazarlığını 'Teknik konular' diye savundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında "çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak" suçlamasıyla tutuklama kararı verilen eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki ifadesine ulaşıldı. Şahan'a özel hastanenin yönetim kurulu başkanı Hüseyin Bozkurt  ile hastanenin yönetim kurulu üyesi F. M. B.'nin 4 Eylül'de savcılığa verdiği ifadeler soruldu.

APTAL OLMAYIN

Yeni Şafak'ın haberine göre; Özel hastane, Zincirlikuyu'daki hastane binasını 2021'de kiralayıp tadilata başladı. Tüm evrakları tam olmasına rağmen belediye, ruhsata uygunluk yazısı ile mimari proje onayını 2023 seçimi sonrasına bıraktı.

Müşteki olarak ifade veren Hüseyin Bozkurt , Şişli Belediyesi'ne "haraç" vermedikleri için hastane binasına ruhsat alamadıklarını anlattı. Kayıpları 8-9 ayı bulunca İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüştüklerini belirten H.B , İmamoğlu'nun topu Şahan'a attığını söyledi.

F. M. B. 4 Nisan 2024'te "İlker" isimli belediye başkan yardımcısının mesaj atıp kendisini "Adem Altıntaş" ile irtibatlandırdığını, onun da belediyeden istenen yazı için, kültür merkezi, çöp kamyonu vs. ihtiyaçlardan oluşan 8 milyon dolarlık bütçe çıkardığını söyledi. Hukuka aykırı istek üzerine İmamoğlu'yla görüşüldüğü, onun ise topu Şahan'a attığı belirtildi. Şahan ile görüştüklerini ancak sonuç alamadıklarını ifade eden F. M. B., Adem Altıntaş'ın arayıp, "Başkana boşuna gidiyorsunuz, biraz daha zorlarsanız hastaneyi açamazsınız, aptal olmayın" dediği bilgisini verdi.

Bunun üzerine Üsküdar'da Altıntaş'la görüştüğünü anlatan F. M. B., "Hesabın değiştiğini söyledi.

Kültür merkezi talebinin artık geçerli olmadığını, nakit 8 milyon dolar (330,9 milyon TL) istediklerini söyledi.

Belediyeye şartsız 4 milyon dolar bağış yapılacağını, 4 milyon doların da açıktan kendisine getirileceğini ifade etti. Parayı ödemek zorunda kaldık" dedi.

ZORLA HARAÇ ALIYORLAR

Hüseyin Bozkurt  olayı öğrendiğinde "Allah belalarını versin. Bizden zorla haraç alıyorlar" dediğini aktaran F. M. B., 2-3 gün daha düşünüp yönetim kurulu kararı doğrultusunda 5 Haziran 2024'te bağışı yaptıklarını kaydetti.

F. M. B., nakit bölümü de aynı gün Altıntaş'a Çağlayan Nurol Towers'taki ofisinde teslim ettiklerini söyledi.

Projenin 1 saat içinde onaylandığını anlatan F. M. B., "İşlemlerimizi bitirip hastaneyi açtık" diye beyanda bulundu.

F. M. B., vermek zorunda bırakıldıkları rüşvete ilişkin tüm dekont ve belgeleri de savcılığa sundu.

NEZAKET ZİYARETİYMİŞ

Resul Emrah Şahan bu iddialara, "Kendisi hatırladığım kadarıyla nezaket ziyaretinde bulundu. Hastane konusunun teknik zorlukları olduğunu biliyorum. Kendileri hastane olmayan bir binayı hastaneye çevirmeye çalıştılar. Kendisiyle yaptığım görüşmeyi hatırlamadığım için ne konuştuğumuz hakkında detay veremeyeceğim. Ancak bu konu ile ilgili hukuka aykırı bir talebimizin olduğu konusunu reddederim" cevabını verdi.

1,5 MİLYON LİRALIK KART

Şahan'a savcılık sorgusunda İYİ Partili Koray Aydın'ın kendi binasına iskan alabilmek için 1,5 milyon TL'lik market kartı verdiği iddiası da soruldu.

Adem Altıntaş 11 Eylül 2025'te savcılığa verdiği ifadede, Aydın'ın Dolapdere'deki inşaatına iskan için Nisan-Mayıs 2024'te girişimlere başladığını, iskan için 1,5 milyon TL'lik market kartı istendiğini söylemişti. Kartlar gelince iskanın verildiği iddiası sorulan Şahan, bu konu hakkında bilgisi olmadığını öne sürdü: "Koray Aydın'ın binasıyla ilgili hiçbir bilgim yoktur. Neresi olduğunu dahi bilmiyorum."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/11//medicana-hastanesinden-10-milyon-dolar-rusvet-istemisler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/11//medicana-hastanesinden-10-milyon-dolar-rusvet-istemisler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/11//medicana-hastanesinden-10-milyon-dolar-rusvet-istemisler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/11//medicana-hastanesinden-10-milyon-dolar-rusvet-istemisler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/medicana-hastanesinden-10-milyon-dolar-rusvet-istemisler/1517/</link>
			<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 12:52:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Yerlikaya Duyurdu! 18 İlde IŞİD&#039;e Darbe: 39 Gözaltı]]></title>
			<description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 18 ilde düzenlenen operasyonlarda IŞİD bağlantılı 39 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Örgüte finans sağlayan ve propaganda yapan kişilere ait dijital materyaller de ele geçirildi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Havaların ısınmasıyla doğayla iç içe geçirilen zaman artarken, kene ısırığıyla bulaşan ve ölümcül sonuçlara yol açabilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) yeniden gündemde. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Uğurcan, özellikle mayıs-ekim ayları arasında kene kaynaklı hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Dr. Uğurcan, her kenenin KKKA virüsü taşımadığını ancak riskin ciddiye alınması gerektiğini belirterek, “Bu hastalık yüksek ateş ve iç kanamayla seyreder, zamanında müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilir,” dedi. Türkiye’de 2000’li yıllarda ortaya çıkan KKKA vakalarının, Sağlık Bakanlığı’nın 2017 verilerine göre yılda 200-300’e düştüğünü, ancak Kastamonu, Sivas ve Erzurum gibi Kuzey Anadolu illerinde hala riskin yüksek olduğunu ifade etti.

KONYA’DA RİSK DÜŞÜK, SEYAHATLERE DİKKAT

Konya’daki kene türlerinin genellikle hastalık taşıyıcısı olmadığını belirten Dr. Uğurcan, buna rağmen temkinli olunması gerektiğini vurguladı. Şehir içindeki park ve bahçelerin düzenli ilaçlanmasıyla riskin azaldığını, ancak ormanlık ve sulak alanlarda tehlikenin arttığını söyledi. Seyahat edenlerin ise kıyafet, araç ve valizlerini kontrol etmeleri gerektiğini ekledi.

BELİRTİLER GRİP GİBİ BAŞLIYOR, KANAMAYLA İLERLİYOR

KKKA’nın belirtileri hakkında bilgi veren Dr. Uğurcan, “Kene ısırığından 2-3 gün sonra halsizlik, boğaz ağrısı, kırgınlık gibi grip benzeri belirtiler başlar. Ardından yüksek ateş, burun, diş eti kanamaları, idrar ve dışkıda kan gibi ciddi belirtiler ortaya çıkar,” dedi. Kene ısırığının fark edilemeyebileceğini, bu nedenle kırsal alanlardan dönüşte vücudun kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kene ısırıklarında doğru müdahalenin kritik olduğunu belirten Dr. Uğurcan, “Kenenin baş kısmı deri içinde kalmamalı. Yağ veya kolonya gibi maddelerle çıkarmaya çalışmak yanlış. En doğrusu, hastanede özel kene makaslarıyla müdahale edilmesi,” dedi.

AŞI YOK, ERKEN TANI ŞART

KKKA’nın aşısı bulunmadığını ve sadece tedavi edici ilaçlar olduğunu belirten Dr. Uğurcan, “Bu ilaçlar bağışıklık sağlamıyor. Erken tanı hayati önem taşıyor. Yüksek ateş, kanama gibi belirtiler varsa ve kene teması şüphesi varsa hemen hastaneye başvurulmalı,” uyarısında bulundu.

KORUNMAK İÇİN PRATİK ÖNERİLER

Dr. Uğurcan, KKKA’nın insandan insana solunum ve kan yoluyla bulaşabileceğini belirterek, şu korunma önerilerini paylaştı:


	Kırsal alanlarda uzun pantolon ve uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih edilmeli.
	Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı, sinek kovucu spreyler kullanılmalı.
	Doğadan dönüşte boyun, kulak arkası, koltuk altı, diz arkası gibi bölgeler kontrol edilmeli.
	Evcil hayvanlar da eve dönüşte kene açısından incelenmeli.


Dr. Uğurcan, hayvanların KKKA hastalığı kapmadığını, ancak taşıyıcı olabileceğini hatırlatarak, “Kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için her adımda dikkatli olun” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/06//bakan-yerlikaya-duyurdu-18-ilde-isid039e-darbe-39-gozalti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/06//bakan-yerlikaya-duyurdu-18-ilde-isid039e-darbe-39-gozalti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/06//bakan-yerlikaya-duyurdu-18-ilde-isid039e-darbe-39-gozalti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/06//bakan-yerlikaya-duyurdu-18-ilde-isid039e-darbe-39-gozalti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/bakan-yerlikaya-duyurdu-18-ilde-isid-e-darbe-39-gozalti/1287/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 11:18:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[6.Küresel Davranışsal Bağımlılıklar Kongresi&#039;ne &#039;sanal kumar&#039; damgası: Bu yıl ilk kez madde bağımlılığını geçti...]]></title>
			<description><![CDATA[6.Küresel Davranışsal Bağımlılıklar Kongresi'ne sanal kumar tehlikesi damga vurdu. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Mehmet Dinç, "Bu yıl sanal kumar bağımlılığı ile ilgili başvurular ilk kez madde bağımlılığını geçti." derken acilen yasal düzenleme beklediklerini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ortaklığı ile 6.Küresel Davranışsal Bağımlılıklar Kongresi başladı. İki gün sürecek kongreye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Mücahit Öztürk ve dünyadan birçok uzman katıldı. Açılış konuşmasını yapan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Mehmet Dinç, "Bu yıl ilk kez kumar bağımlılığı ile ilgili başvurular, madde bağımlılığını geçti. Kumarın tahammül edilebilir, kabul edilebilir bir konu olmadığını söylüyoruz. Acilen yasal düzenlemeler gerektiğini düşünüyoruz." dedi. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Mücahit Öztürk ise, "Yeni bir bağımlılık türü davranışsal bağımlılık gözardı ediliyor. 3-4 yaşındaki bir çocuğun elinden oyunu, telefonu alamıyorsunuz. Oyundan, ekrandan uzak tutamıyorsunuz. Şunu kullanmayın diyebiliyoruz. Ama teknolojiyi kullanmayın diyemiyoruz. Hepimiz kullanıyoruz. Çok hassas ve karmaşık bir mesele." ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, "Yeni bir yasal düzenleme ile çocuklarımıza daha güvenli bir dijital dünya sağlamak istiyoruz." ifadeleri ile yeni bir çalışmanın sinyalini verirken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ise, "Sanal kumar konusunda bir eylem planı oluşturduk. Sanal kumar konusunda önümüzdeki günlerde yine bir araya gelerek ilave olarak neler yapabileceğimizi görüşeceğiz." diye konuştu.



6.KÜRESEL DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLAR KONGRESİNDE İLK GÜN

Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ortaklığı ile 6.Küresel Davranışsal Bağımlılıklar Kongresi bugün İstanbul'da başladı. Kongrenin açılışına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Mücahit Öztürk ve dünyadan birçok uzman katıldı.



BAŞKAN DİNÇ: KUMAR BAĞIMLILIĞI BAŞVURULARI İLK KEZ MADDE BAĞIMLILIĞI BAŞVURULARINI GEÇTİ

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Doç.Dr. Mehmet Dinç, 6.Küresel Davranışsal Bağımlılıklar Kongresi'ndeki açılış konuşmasında çok çarpıcı tespitlerde bulundu.

Dinç, şunları söyledi:

Verdiğimiz mücadele tüm insanlık için. İnsanları korumak ve kurtarmak üzere ülkemizin her yerinde, dünyanın 65 ülkesinde hem önleme hem de rehabilitasyon anlamında büyük mücadele veriyoruz.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 2012 yılında ilk kez uluslararası teknoloji bağımlılığı zirvesini düzenlemiştik. Dünyanın en kıymetli araştırmacıları, uzmanları 2 gün boyunca bizimle olacak. Kalıcı olarak bu bağımlılık sorunlarını nasıl çözeriz, bunu konuşacağız.

Bireysel haklar ne kadar kutsal ise, bireysel hakların toplumsal hakların önüne geçmemesini sağlamak zorundayız. Davranışsal bağımlılıkların daha önce bireye verdiği zararlar üzerine çalışıldı. Artık toplumsal yapıya verdiği zararları konuşmamız ve bunu nasıl engelleriz meselesinin konuşulmasına ihtiyacımız var. Tütün, uzun yıllar doktorlar eliyle pazarlandı. Tütünün sağlığa yararı değil, zararı olduğu belirlendiğinde üzerinden çok uzun zaman geçmişti.

Hepimizin mahalleden komşusu, akrabasından, ailesinden davranışsal bağımlılık sorunu yaşayanlar var. En başta kumar ile ilgili çok büyük bir sorunumuz var. Madde bağımlılığı meselesi ile ilgili başvurular her sene birinci sırada çıkardı. İlk kez bu yıl kumar bağımlılığı öne çıktı.



"KUMAR TAHAMMÜL EDİLEBİLİR DE, KABUL EDİLEBİLİR DE DEĞİL, ACİLEN YASAL DÜZENLEME BEKLİYORUZ"

"Kumarın tahammül edilebilir, kabul edilebilir bir konu olmadığını söylüyoruz." diyen Dinç, sözlerini şöyle sürdürdü:

Acilen yasal düzenlemeler gerektiğini düşünüyoruz. Koca koca billboardlarda kumar reklamlarının yayınlanmalarını da içimize sindiremiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın çok güçlü bir dirayeti var. Geçtiğimiz günlerde kumar ile ilgili yolların kapatılması ile ilgili çok net bir mesaj verdi. İnşallah çalışmalarımızın yakın zamanda meyvesini alacağız.

Zor bir dönemden geçiyoruz, hızlı hareket etmemiz, acil tedbirler almamız gerekiyor. Hem ülkemizdeki süreci yönetmek hem de dünyaya örnek olacak çalışmalar yapmalıyız.



"DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLAR DİĞER BAĞIMLILIKLARA DA EVRİLEBİLİR, KARMAŞIK BİR SÜREÇ"

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Mücahit Öztürk, kongrede ikinci sözü alan isim oldu. Öztürk, davranışsal bağımlılıklarla ilgili tespitlerini 3 maddede sıraladı, şunları söyledi:

Davranışsal bağımlılıklar meselesi çok önemli bir mesele. Yeni bir bağımlılık türü olduğu için çok gözardı ediliyor. Dışarıdan alınan bir madde ile bağımlı olmak çok eski bir mesele. Bunu biliyoruz ama davranışsal bağımlılık öyle değil. Hala bu konu ile ilgili sıkıntılar var. Siz 3-4 yaşındaki bir çocuğun elinden oyunu, telefonu alamıyorsunuz. Oyundan, ekrandan uzak tutamıyorsunuz. Çok erken başlayan bir süreç. Şunu kullanmayın diyebiliyoruz. Ama teknolojiyi kullanmayın diyemiyoruz. Hepimiz kullanıyoruz. Çok hassas ve karmaşık bir mesele. Davranışsal bağımlılıklarda diğer bağımlılıklara evrilme ihtimali de çok yüksek. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dünyaya örnek olabilecek bir şekilde bilimsel faaliyetler düzenleyerek, kliniklerindeki rehabilitasyonları ile büyük bir görev yapıyor. Normal ile anormali ayırmanın çok zor olduğu bir bağımlılıktan bahsediyoruz. Tedavi noktasında bir çalışmamız elbette var. Ama engellenmesi noktasında da bir şeyler yapılmalı.



BAKAN GÖKTAŞ: ÇOK SİNSİ BİR TEHLİKE

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, davranışsal bağımlılıklarla ilgili yaptığı konuşmada dikkat çeken ifadeler kullandı.

Bakan Göktaş, "Davranışsal bağımlılık olağan akışın içinde gizlidir. Fark etmek bu nedenle zordur. Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu dönemde çocuklarımız ve gençlerimiz için çok sinsi bir tehlike oluşturuyor. Sosyal medya devlerinin birinin raporunda bu bağımlılıkların, empati kaybı, anksiyete bozukluğu sorununa vurgu yapılıyor. İş yeri, okula bağlılığa zarar verdiği de açıkça belirtiliyor. Amacımız insan sağılığına, toplum sağlığına zarar veren her bağımlılığa karşı mücadele etmeliyiz. Bağımlılık riskine karşı erken müdahale programları hazırlıyoruz. 18 yaş üstü bireylerin ailesiyle birlikte topluma katılmasını sağlıyoruz. Çocuklarımızı yazılı, görsel ve dijital içeriklere karşı korumak için önlemler alıyoruz." dedi.



"YENİ BİR APLİKASYON VE YASAL DÜZENLEME ÇALIŞMAMIZ VAR"

Bakan Göktaş sözlerine şöyle devam etti:

Anneler ve babalar risklere karşı çocuklarını nasıl koruyacaklarını öğrenmek istiyor. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitimleri ile toplumun farklı kesimlerine bilinç kazandırıyoruz. Sosyal medya platformlarının temsilcileriyle sık sık bir araya geliyoruz. Anne ve babaların çocuklarını takip edebilecekleri bir uygulama üzerinde çalışıyoruz. Yeni bir yasal düzenleme ile çocuklarımıza daha güvenli bir dijital dünya sağlamak istiyoruz. Bağımlılık artık cebimizde taşıdığımız küçük bir ekranda başlıyor. Bu bağımlılıkların panzehri teknolojiyle savaşmak değil. Aile ile yeniden bağ kurmak bu panzehirdir. Bu nedenle 2025 yılını Aile Yılı ilan ettik. Bağımlılıkla mücadele aile ile başlar. Bu kongre de ailelerimize olan inancımızın büyük bir göstergesidir.



"BAĞIMLILIKLAR İNSANLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ELİNDEN ALIYOR"

Protokolde son olarak sözü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz aldı. Yılmaz, hükümetin ve kamu kurumlarının bağımlılıkla mücadelede büyük çaba sarf ettiğini vurguladı ve şunları söyledi:

Sayın Cumhurbaşkanımız bağımlılıkla mücadele konusunda makamının dışında şahsi olarak da büyük çaba gösteriyor. Dijital çağın yükselişiyle birlikte davranışsal bağımlılıklarla ilgili böyle bir kongre düzenlenmesini çok yerinde buluyor ve tebrik ediyorum. Özellikle uluslararası iş birliğine ben de buradan vurgu yapmak istiyorum. Özellikle sanal alanda yaptığınız mücadele ulusal düzeyde bir miktar sonuç veriyor. Bunlarla mücadele uluslararası iş birlikleriyle yapıldığında sonuç veriyor. Artık karşımızda fark edilmesi zor ama tehlikeli bir bağımlılık var, o da davranışsal bağımlılıklar. Davranışsal bağımlılık dediğimiz şey; sosyal medya, sanal kumar, oyun, çevrimiçi alışveriş, ekran süresinin uzaması gibi kişinin kendisi istemese bile bu alışkanlıkları sürdürmesidir. Bağımlılıklar esas itibarıyla insanların özgürlüğünü kısıtlıyor. Kendisi tercih ediyor ve yapıyor gibi gözükse de artık tercih yapamıyor duruma geliyorlar. Özgürlük söylemi artında bağımlılıklara teşvik edecek ortamlar yerine insanların özgürlüğü için bu bağımlılıklardan kurtarılması için çağrı yapmamız lazım. Kumar, bilgisayar oyunları, sosyal medyanın kontrolsüz kullanımı gibi konular gençlerimizi ve çocuklarımızı sinsice etkisi altına almaktadır.



"YENİ NESİL KAYGI BOZUKLUKLARI ORTAYA ÇIKTI"

Yılmaz, davranışsal bağımlılıklar sonrası yeni tespitler yapıldığına dikkat çekere şöyle konuştu:

Telefonsuz kalma, internetsiz kalma gibi yeni nesil kaygı bozuklukları da ortaya çıkmış durumda. Bu da sosyal hayatı doğrudan etkiliyor. Dünya genelinde Kadınların yüzde 5,5, erkeklerin 11,9'unun zarar gördüğü ortaya konulmuş durumda. Oyun oynama bozukluğu uluslararası hastalık sınıflandırmasına eklenmiştir. Birçok ülkede yeni kuralların geliştirildiğini, yeni düzenlemeler yapıldığını görüyoruz. Ülkemizde de çocuklara internet kullanımının zarar vermesinin engellenmesi için TBMM Dijital Mecralar Komisyonu çalışmalarını sürdürmektedir. Birçok kurum ortak çalışmadıkça başarı elde edemeyiz. Kurumlar arası çok daha güçlü işbirlikleri yapılması hayatidir.

"SANAL KUMAR İÇİN İÇ VE DIŞ FİNANS BBAĞLANTISINI KESMELİYİZ, MASAK'A ÇOK İŞ DÜŞÜYOR"

2019 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu oluşturulmuştur. Sadece madde bağımlılığı değil, davranışsal bağımlılıklarla mücadeleyi de devlet politikası haline getirmiş durumdayız. Sanal kumar konusunda bir eylem planı oluşturduk. Sanal kumar konusunda önümüzdeki günlerde yine bir araya gelerek ilave olarak neler yapabileceğimizi görüşeceğiz. İç ve dış finansal hareketleri kontrol edebilirsek, sanal kumarı daha etkili durdurabiliriz. Aksi halde birini kapatıyorsunuz, diğeri açılıyor. Burada MASAK'ın yapacağı çok önemli. Buradaki iş birliği çok önemli.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/05//6kuresel-davranissal-bagimliliklar-kongresi039ne-039sanal-kumar039-damgasi-bu-yil-ilk-kez-madde-bagimliligini-gecti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/05//6kuresel-davranissal-bagimliliklar-kongresi039ne-039sanal-kumar039-damgasi-bu-yil-ilk-kez-madde-bagimliligini-gecti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/05//6kuresel-davranissal-bagimliliklar-kongresi039ne-039sanal-kumar039-damgasi-bu-yil-ilk-kez-madde-bagimliligini-gecti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/05//6kuresel-davranissal-bagimliliklar-kongresi039ne-039sanal-kumar039-damgasi-bu-yil-ilk-kez-madde-bagimliligini-gecti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/6-kuresel-davranissal-bagimliliklar-kongresi-ne-sanal-kumar-damgasi-bu-yil-ilk-kez-madde-bagimliligini-gecti/1218/</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2025 12:32:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sinüziti olanların mutlaka bilmesi gerekenler]]></title>
			<description><![CDATA[Soğuk havada ıslanan saçlar ya da kıyafetler sinüziti olanlara dinmeyen bir baş ağrısı, ağırlaşan göz kapakları ve zorlaşan nefes alma olarak geri dönebilir. Bu sorunları yaşamamak adına bazı önlemler almak gerekiyor.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sinüzit, sinüslerin iltihaplanması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır ve özellikle soğuk havalarda, alerjilerde veya bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde sıkça ortaya çıkabilir.

Sinüzitten korunmak için aşağıdaki önlemleri almak faydalı olacaktır:

1. Bağışıklık Sistemini Güçlendirin


Dengeli ve sağlıklı beslenin, bol sebze ve meyve tüketin.

Yeterince uyuyun ve stres yönetimine önem verin.

Düzenli egzersiz yaparak vücut direncinizi artırın.


2. Burun Hijyenine Dikkat Edin


Günlük olarak burun temizliği yapın.

Burun tıkanıklığı hissederseniz nazal spreyler yerine doğal çözümleri deneyin.

Burun içini kurutmamak için yeterli sıvı tüketin.


3. Soğuk ve Rüzgardan Korunun


Özellikle soğuk havalarda ağız ve burnunuzu atkı ile koruyun.

Islak saçla dışarı çıkmamaya özen gösterin.

Ani hava değişimlerinden kaçının.


4. Kapalı Ortamlardaki Havayı Temiz Tutun


Ev ve iş yerinizi sık sık havalandırın.

Ortam havasının çok kuru olmaması için nemlendirici cihazlar kullanabilirsiniz.

Toz ve alerjenlerden kaçınmak için düzenli temizlik yapın.


5. Sıvı Tüketimini Artırın


Günlük en az 2 litre su içmeye özen gösterin.

Bitki çayları (zencefil, adaçayı, ıhlamur, nane-limon) boğaz ve burun yollarını rahatlatabilir.




6. Sigara ve Alkol Tüketiminden Kaçının


Sigara, burun ve solunum yollarındaki mukusu koyulaştırarak sinüzit riskini artırabilir.

Alkol ise vücudu susuz bırakarak sinüslerin daha kolay tıkanmasına yol açabilir.


7. Alerjilere Karşı Önlem Alın


Alerjiniz varsa alerji tetikleyicilerini tespit edip uzak durmaya çalışın.

Polen mevsimlerinde pencereleri kapalı tutmak ve dışarıdan geldikten sonra duş almak faydalı olabilir.


8. Soğuk Algınlığını Hafife Almayın


Nezle veya grip belirtileri başladığında tedbir alarak hastalığın ilerlemesini önleyin.

Dinlenmek, bol sıvı tüketmek ve sıcak çorbalar içmek iyileşmeyi hızlandırabilir.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//sinuziti-olanlarin-mutlaka-bilmesi-gerekenler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//sinuziti-olanlarin-mutlaka-bilmesi-gerekenler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//sinuziti-olanlarin-mutlaka-bilmesi-gerekenler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//sinuziti-olanlarin-mutlaka-bilmesi-gerekenler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/sinuziti-olanlarin-mutlaka-bilmesi-gerekenler/1085/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 15:56:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ailelere influenza virüsü uyarısı: Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeden doktora başvurun!]]></title>
			<description><![CDATA[Kış aylarında zaman zaman artan influenza virüsü tekrar etkisini göstermeye başladı. İnfluenza ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının tehlikelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Ercan Kayış, "Hasta çocukları okula göndermeyin. Bu, hem çocuğunuzu hem de diğer çocukları korur. Ateş, nefes darlığı, inatçı öksürük varsa vakit kaybetmeden doktora başvurun" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özellikle influenza yani grip virüsünün küçük çocuklarda yüksek ateş, kas ağrıları, titreme, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösterdiğine dikkat çeken Özel Amasya Kolmed Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğinde görevli Uzm. Dr. Kayış, "Bu durum tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, zatürre ve bronşite yol açabilir. RSV virüsü ise özellikle 2 yaş altı bebeklerde solunum güçlüğüne neden olabilir" diye konuştu.

 

 



 

Çocukları koruma yolları konusunda bilgiler paylaşan Kayış, "Bağışıklık sistemini güçlendirin. C vitamini içeren meyveler, protein kaynakları ve bol sıvı tüketimi önemlidir. El hijyenine dikkat edin. Virüsler en çok eller yoluyla bulaşır. Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçının.



Kreş, okul ve oyun alanlarında bulaş riski çok yüksektir. Hasta çocukları okula göndermeyin! Bu, hem çocuğunuzu hem de diğer çocukları korur.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Ateş, nefes darlığı, inatçı öksürük varsa vakit kaybetmeden doktora başvurun. Unutmayın, erken teşhis ve doğru tedavi, ciddi komplikasyonları önleyebilir" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//ailelere-influenza-virusu-uyarisi-bu-belirtiler-varsa-vakit-kaybetmeden-doktora-basvurun.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//ailelere-influenza-virusu-uyarisi-bu-belirtiler-varsa-vakit-kaybetmeden-doktora-basvurun.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//ailelere-influenza-virusu-uyarisi-bu-belirtiler-varsa-vakit-kaybetmeden-doktora-basvurun_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/02//ailelere-influenza-virusu-uyarisi-bu-belirtiler-varsa-vakit-kaybetmeden-doktora-basvurun.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/ailelere-influenza-virusu-uyarisi-bu-belirtiler-varsa-vakit-kaybetmeden-doktora-basvurun/1036/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Feb 2025 17:37:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalp krizi vakaları arttı: Ölümlerde Avrupa birincisi olduk]]></title>
			<description><![CDATA[Kalp krizi vakalarında artış yaşanıyor. Türkiye'de her yıl yaklaşık 300 bin kişinin kalp krizi geçirdiği ve bu vakaların da yüzde 66’sının ölümle sonuçlandığı açıklandı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kalp krizi, kalbe kan taşıyan koroner arterlerin tıkanması sonucu kalp kasının yeterli oksijen alamaması nedeniyle meydana gelen ciddi ve yaşamı tehdit edebilen bir durumdur.

Bu tıkanıklık, genellikle arterlerdeki plak (yağ, kolesterol ve diğer maddeler) birikiminin kopması ve pıhtı oluşumu ile gerçekleşir.

Son yıllarda ise ülkemizde kalp krizi vakalarındaki yüksek oran, dikkat çekmeye başladı.

TÜRKİYE KALP KRİZİ ORANLARINDA, AVRUPA'YI GERİDE BIRAKTI

Türkiye'de kalp krizi oranlarının yüksekliği, son zamanların en dikkat çeken verileri arasında yer alıyor.

Ülkemizde her 100 bin kişiden yaklaşık 353'ünün kalp krizi geçirdiği, yapılan araştırmalarla ortaya konuldu.

Almanya'da bu oran 399 civarlarındayken, Fransa'da 179 ve İngiltere'de 149 seviyesinde seyrediyor.

Fransa ve İngiltere, hem kriz geçirme oranlarında hem de ölüm oranlarında Türkiye'nin çok gerisinde gözüküyor.

Ayrıca erken müdahale hayat kurtarıcıdır.

Göğüs ağrısı gibi belirtiler olduğunda derhal acil yardım çağrılmalıdır.



200 BİN KİŞİ KALP KRİZİNDEN HAYATINI KAYBEDİYOR

Uzman görüşü ve araştırmalara göre yine her yıl yaklaşık 200 bin kişi, kalp krizi nedeniyle hayatını kaybediyor.

Bu oran Almanya'da yüzde 45, İngiltere'de yüzde 30, Fransa'da ise yüzde 33.

Türkiye'de ise yüzde 66 ile kriz geçirenlerin üçte ikisi hayatını kaybediyor.

DOĞRU BESLENİN, STRESTEN UZAK DURUN

Kalp krizinden korunmak ise doğru beslenmek ve stressiz bir hayattan geçiyor.

KALP KRİZİ NEDEN OLUR


Ateroskleroz (Damar Tıkanıklığı): Koroner arterlerde plak birikmesi

Yüksek Kolesterol: LDL (kötü) kolesterol seviyelerinin yüksek olması

Hipertansiyon: Yüksek tansiyon damar duvarlarına zarar verebilir

Sigara ve Alkol: Damar yapısını bozarak tıkanıklığa yol açabilir

Diyabet: Kan damarlarını zayıflatarak risk oluşturur

Obezite: Kalp ve damar sistemi üzerinde yük oluşturur

Stres: Kan basıncını artırarak damar sağlığını olumsuz etkiler

Genetik Faktörler: Ailede kalp hastalığı öyküsü


BELİRTİLERİ NELERDİR


Göğüs ağrısı veya sıkışma (genellikle sol kola, çeneye veya sırta yayılabilir)

Nefes darlığı

Soğuk terleme

Baş dönmesi veya bayılma

Mide bulantısı ve kusma

Ani yorgunluk

Çarpıntı


Not:

Özellikle kadınlarda ve diyabet hastalarında belirtiler farklı (örneğin mide ağrısı, halsizlik) olabilir.



TEDAVİSİ NASIL YAPILIR

Acil Tedavi


İlaçlar: Pıhtı çözücüler, aspirin, nitrogliserin

Anjiyo: Tıkanan damarı açmak için balon veya stent yerleştirilmesi

Bypass Ameliyatı: Tıkanıklığın etrafından dolaşarak kan akışını sağlamak


UZUN DÖNEM TEDAVİ

İlaç Tedavisi: Kan sulandırıcılar, beta blokerler, statinler

YAŞAM TARZINIZI DEĞİŞTİRİN


Sağlıklı beslenme (Akdeniz diyeti)

Düzenli egzersiz

Sigara ve alkol bırakma

Stres yönetimi

Tansiyon ve şeker kontrolü

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/01//kalp-krizi-vakalari-artti-olumlerde-avrupa-birincisi-olduk.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/01//kalp-krizi-vakalari-artti-olumlerde-avrupa-birincisi-olduk.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/01//kalp-krizi-vakalari-artti-olumlerde-avrupa-birincisi-olduk_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2025/01//kalp-krizi-vakalari-artti-olumlerde-avrupa-birincisi-olduk.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/kalp-krizi-vakalari-artti-olumlerde-avrupa-birincisi-olduk/1020/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Jan 2025 12:08:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Elektronik sigaralar akciğer kanseri riskini 10 yıl öne çekiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Sigara ve elektronik sigaranın kanser riski üzerindeki etkileri konusunda açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Sakin, gençlerde elektronik sigara kullanımının artmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Sakin, "Elektronik sigara kullananlar, 10 yıl daha genç yaşta kanser riski ile karşı karşıya kalabiliyor" diye konuştu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sigara ve elektronik sigaranın kansere yol açan risklerini anlatan Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Sakin, kanserojen etkiler taşıyan bu ürünlerin özellikle akciğer kanseri riskini artırdığını belirtti. Elektronik sigaranın da geleneksel sigara kadar tehlikeli olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sakin, küçük hücreli akciğer kanserinin yüzde 90 oranında tütün dumanına bağlı olarak geliştiğini söyledi.

‘ELEKTRONİK SİGARA KULLANANLAR, 10 YIL DAHA GENÇ YAŞTA KANSER RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİYOR’

Duman çıkaran tüm cihaz ve ürünlerin kanserojen olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sakin, “Sigara ve elektronik sigara, kanserojen ürünlerdir ve kansere yol açmaktadır. Özellikle akciğer kanserinin, sigara ve tütün dumanına maruz kalma ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Küçük hücreli akciğer kanseri yüzde 90 oranında tütün dumanına bağlı olarak gelişmektedir. Elektronik sigara kullanımının giderek yaygın hale geldiğini görmekteyiz. Bu ürünler sigarayı bırakma amacıyla üretilmiş olsalar da aromalar ve kimyasal maddeler içermeleri nedeniyle gençler arasında popülerlik kazandı. Gerçekleştirilen geriye dönük çalışmalar, elektronik sigaraların da sigara kadar kansere yol açtığını, hatta bu ürünlerin daha erken yaşta akciğer kanserine neden olduğu tespit edildi. Elektronik sigara kullananlar, 10 yıl daha genç yaşta kanser riski ile karşı karşıya kalabiliyor” diye konuştu.

‘HER TÜRLÜ DUMAN ÇIKARAN TÜTÜN ÜRÜNÜ VE MAMULDEN UZAK DURMALIYIZ’

Elektronik sigara kullanan gençlerin yaklaşık yüzde 50’sinin normal sigaraya geçiş yaptığını ifade eden Doç. Dr. Sakin, “Bu durum hem sigara hem de elektronik sigara kullanmanın kanser riskini artıran ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor. Elektronik sigara, sigaraya göre daha tehlikeli ve daha erken yaşta kansere sebep olabiliyor. Her türlü duman çıkaran tütün ürünü ve tütün mamulünden mutlaka uzak durmalıyız. Sigara içmeye devam etmek, riski azalttığı halde, sigara içen bireylerin vücutlarının tamamen iyileşmesi uzun zaman alır ve riskler yıllar boyu devam eder. Sigarayı içmeyi bırakmak riski azaltıyor olsa da, ilerleyen yıllarda genç yaşta kanser vakaları görebileceğiz.” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/12//elektronik-sigaralar-akciger-kanseri-riskini-10-yil-one-cekiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/12//elektronik-sigaralar-akciger-kanseri-riskini-10-yil-one-cekiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/12//elektronik-sigaralar-akciger-kanseri-riskini-10-yil-one-cekiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/12//elektronik-sigaralar-akciger-kanseri-riskini-10-yil-one-cekiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/elektronik-sigaralar-akciger-kanseri-riskini-10-yil-one-cekiyor/970/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 13:13:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Nefertiti boynu]]></title>
			<description><![CDATA[Estetik dünyasında son yıllarda popülerlik kazanan uygulamalardan biri olan boyun botoksu, &apos;Nefertiti boynu’ elde etmek isteyenler arasında ilgi görüyor.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antik Mısır’ın güzellik ikonu Nefertiti’nin ince, uzun ve sıkı boyun çizgisine sahip olması, günümüzde birçok kişinin estetik idealini oluşturuyor. Peki, bu uygulama nedir ve nasıl gerçekleştirilir?

Boyun botoksu nedir?
Botoks, hem kozmetik hem de tıbbi tedavilerde uzun yıllar kullanılmaktadır. 
Tüm dünyada bugüne kadarki en popüler ameliyatsız tedavi prosedürüdür. Nefertiti boyun botoksu yüz estetiğinde önemli bir yere sahiptir. 
Boyun botoksu, botulinum toksin (botoks) enjeksiyonlarıyla boyun ve çene hattındaki kasların zayıflatılması ve böylece ciltteki sarkmaların azaltılması işlemidir. Bu sayede jawline hattı daha belirgin hale gelir, çene hattı daha sıkı görünür. Uygulama genellikle 3-6 ay arasında etkisini korur ve düzenli olarak tekrarlanması gerekebilir.

Kimlere uygulanır?
Boyun botoksu, genellikle boyun bölgesindeki kırışıklıkları, çizgileri azaltmak isteyen yetişkinlere uygulanır. Bu işlem genellikle şu durumlar için düşünülebilir:

Boyun kırışıklıkları:
Boyun bölgesindeki yatay çizgilerin veya “kümes” adı verilen dikey çizgilerin görünümünü azaltmak isteyenler.

Cilt sıkılaştırma:
Boyun bölgesindeki cildin sıkılaşmasını ve daha genç bir görünüm elde etmeyi amaçlayanlar.

Estetik gelişim:
Boyun bölgesindeki estetik görünümü iyileştirmek isteyenler.

Boyun botoksu nasıl uygulanır?
Botoks yapılacak boyun ve çene hattı bölgesi antiseptik bir solüsyonla makyaj ve kirden arındırılarak temizlenir. Sonrasında işlem yapılacak bölge anestezik krem sürülerek ya da soğuk ile uyuşturulur. Ardından muayenede belirlenen bölgelerden genellikle boynun alt kısmında bulunan cilt altındaki platismal bantlar içine 2 cm’lik aralıklarla ince uçlu iğnelerle botulinum toksin enjekte edilir. 
Yaklaşık 15 dakika süren bu işlem sonrası hasta rutin hayatına devam edebilmektedir. 
uygulamanın avantajları 

Sarkma ve kırışıklıkların azalması:
Boyun bölgesindeki kasları zayıflatarak, cildin sıkılaşmasına ve kırışıklıkların azalmasına yardımcı olabilir.

Çene hattının belirginleşmesi:
Boyun ve çene hattındaki sıkılaşma, çene hattının daha belirgin ve estetik bir görünüm kazanmasını sağlayabilir.

Estetik görünümün iyileştirilmesi:
Boyun botoksu, genel olarak yüz ve boyun bölgesinin daha genç ve dinç görünmesine yardımcı olabilir, kişinin boyun ve alt yüz bölgesindeki estetik görünümünü iyileştirebilir.

Uygulamanın hızlı ve etkili olması:
Boyun botoksu uygulaması hızlı bir şekilde yapılır ve çoğu kişi için etkileri nispeten kısa sürede görülebilir.

Güvenli bir uygulama olması:
Doğru ellerde yapıldığında, boyun botoksu genellikle güvenli bir uygulama olarak kabul edilir ve genellikle minimal yan etkilere sahiptir.

Makyajın daha iyi uyum sağlaması: 
Daha sıkı bir boyun ve çene hattı, makyajın daha düzgün ve doğal görünmesine yardımcı olabilir.
Nefertiti boyunu elde etmek isteyenler için bu uygulama cazip görünebilir. Ancak her estetik müdahalede olduğu gibi, boyun botoksu da bazı riskleri barındırabilir. 
Enjeksiyonların doğru yerlere yapılması ve uygun dozlarda olması son derece önemlidir. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.
Unutulmamalıdır ki herkesin anatomisi farklıdır ve Nefertiti boynu elde etmek her zaman mümkün olmayabilir. 
Bu nedenle, bu uygulamayı düşünenlerin öncelikle bu konuda tecrübeli uzman hekimlere danışmaları ve detaylı bir şekilde bilgi almaları önemlidir.
Sonuç olarak, boyun botoksu Nefertiti boynu elde etmek isteyenler için etkili bir seçenek olabilir. 
Ancak estetik tercihlerde her zaman sağlıklı ve dengeli bir yaklaşımın benimsenmesi önemlidir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/05//nefertiti-boynu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/05//nefertiti-boynu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/05//nefertiti-boynu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2024/05//nefertiti-boynu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/nefertiti-boynu/693/</link>
			<pubDate>Tue, 07 May 2024 16:57:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Covid-19 aşısı olduktan 4 gün sonra ölen kadının ailesine rekor tazminat]]></title>
			<description><![CDATA[
Covid-19 aşısı olduktan 4 gün sonra ölen kadının ailesine rekor tazminat
Dünyada 6 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan corona virüsü salgınına karşı geliştirilen aşıyı olduktan 4 gün sonra ölen bir kişinin ailesine 169 bin dolar tazminat ödendi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2019 yılının son haftalarında hayatımıza giren ve küresel bir salgın halini alan corona virüsü 6 milyondan fazla insanı öldürürken, bu hastalığa karşı birçok şirket Covid-19 aşısı geliştirdi.

O dönemde Covid-19 aşıları ile ilgili birçok komplo teorisi ortaya atılırken bugün dikkat çekici bir gelişme yaşandı…

Singapur’da 13 Aralık 2021’de corona virüsü hatırlatma aşısı olduktan dört gün sonra yaşamını yitiren Madam Ontal Charlene Vargas isimli kadının ailesine tazminat ödenmesine karar verildi.

 

Yapılan duruşmada Singapur Sağlık Bakanlığı’nın Vargas’ın ailesine 169 bin dolar (3.2 milyon TL) ödenmesine karar verildi. Mahkemede ifade veren adli tabip, Vargas’ın ölüm nedenini miyokardit (kalpte iltihaplanma) olarak açıkladı. Yapılan açıklamada, Covid-19 aşısının ölüme sebebiyet verme ihtimalinin olduğu da kayıtlara geçti.

İLK İKİ AŞIDA YAN ETKİSİ OLMAMIŞTI

43 yaşındaki Vargas, BioNTech ve Pfizer’ın geliştirdiği Comirnaty isimli aşının hatırlatma dozunu 9 Aralık 2021’de olmuş, aşı olduktan sonraki 42 dakika boyunca klinikte gözlem altında tutulmuştu. Fakat Vargas ertesi gün kötü hissetmiş ve hastaneye taksi ile gitmişti. Kadında ya da ailesinde daha önce bir kalp rahatsızlığı olmadığı belirtilmişti.

Vargas’ın BioNTech’in ilk ve ikinci dozlarında yan etki yaşamadığı da açıklanmıştı. Vargas’ın sağlık durumu 12 Aralık’ta kötüleşmişti. Vargas 13 Aralık’ta yaşamını yitirmişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//covid19-asisi-olduktan-4-gun-sonra-olen-kadinin-ailesine-rekor-tazminat.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//covid19-asisi-olduktan-4-gun-sonra-olen-kadinin-ailesine-rekor-tazminat.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//covid19-asisi-olduktan-4-gun-sonra-olen-kadinin-ailesine-rekor-tazminat_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.internetajansi.com/images/haberler/2023/04//covid19-asisi-olduktan-4-gun-sonra-olen-kadinin-ailesine-rekor-tazminat.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.internetajansi.com/covid-19-asisi-olduktan-4-gun-sonra-olen-kadinin-ailesine-rekor-tazminat/55/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 18:03:00 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>