Cep delik, cepken delik,Kol delik, mintan delik,
Yen delik, kaftan delik,
Kevgir misin be kardeşlik !Sırdaşlarım, yoldaşlarım, felaket arkadaşlarım.
Bugün sizleri şiirimizin dev ismi Orhan Veli’nin Delikli Şiir isimli eseriyle karşılıyorum.
Karşılıyorum çünkü, medyamız artık DELİKLİ MEDYA.
Gazeteciler değil meslek, insanlık onuruna yakışmayacak özlük haklarıyla karşı karşıya.Bir genel durum değerlendirmesi yapacağım amma önce medyada belki de en çok şikayetin geldiği yer olan Halk TV’den son kulisleri önce bir aktarayım.
Biliyorsunuz son birkaç aydır Halk TV emekçisinin sesini buradan duyurmaya çalıştım.
İBB parasının kesilmesi ve patron Cafer Mahirooğlu’nun finansörlerinden Akın İpek’in de el çekmesi nedeniyle, kanal ekonomik olarak çok zor durumda.Peyderpey onlarca kişi işten çıkarıldı.
Koca kanalın ulaştırmasında sadece iki şoför kaldı.
Haber Merkezi adeta hayaletli şatoya dönmüş durumda.
Ekran yüzleri kendi bültenlerinin editörlüğünü yapıyor.Halk TV haber kanalından çok bir yorum kanalına dönmüş durumda.
Ekranda sürekli konuşan birileri, yorum yapıyor.
Haberinse esamesi okunmuyor!
Neden derseniz kanalda doğru düzgün muhabir yok!
E muhabir olsa zaten muhabiri habere götürecek şoför yok.
Çalışanlar da asgari ücretin bir tık üzerinde maaş alıyor.
Deneyimli gazetecilere reva görüşen ücretse 35-40 bin lira bandında.
Onlarca gazeteciyi işten çıkarıp kalanlara verilen yeni yıl zammıysa yüzde 10-15.Keskin kulağıma gelen bir diğer bilgi de, kovulan çalışanların yerine stajerden bozma deneyimsiz gençlerin alındığı.
Ve hiçbirinin basın iş kanununa göre iş sözleşmesinin yapılmadığı!
Üstelik 212’si olanların sigortalarının da iptal edildiği iddia ediliyor.
Yani patron sigortadan da çalıyor!
Pessssssss!
SGK’dan kimse denetlemiyor mu, anlamıyorum!Ben bu geminin batacağını siz sırdaşlarıma aylar öncesinden fısıldamıştım.
Fakat patron hala kulağının üzerine yatıyor.
Batan gemide panik olmaması için de bir dedikodu yaymaya başlamış patrona yakın isimler.
Güya Halk TV’nin gazete projesi olan Halk Gazete çıkacağı için patron tasarrufa gidiyormuş.
O nedenle Halk TV küçülüyormuş.Bu komik hikayeye eminim emekçilerden kimse inanmamıştır.
Yıllardır Halk TV’yi tekstil atölyesi gibi işleten Mahiroğlu, sizce masrafı büyük olan gazete işine girer mi?
Kağıt ölüyorken ve maliyet ortadayken.
Vallahi de billahi de tillahi de bu dedikodulara ancak kargalar güler.Neyse yine KRAL ÇIPLAK DİYEN ben olayım:
Halk TV finansman sıkıntısı yaşadığı için kapanmanın eşiğinde.
Cafer Mahiroğlu yakın çevresine kanalı ancak YAZ SONUNA KADAR bu şekilde idare edebileceğini söylüyormuş.
‘’Birkaç ay daha varım sonra yokum, bu yükü daha fazla taşıyamacağım’’ diyormuş.İyi de yük ne?
Tüm masrafın büyük kısmını oluşturan emekçiler 30 bin lira maaş alırken,
bol sıfırlı maaşları cukkalayan bazı ekran yüzleri.
Onlara karşı da içeride büyük bir tepki olduğu yine keskin kulaklarıma gelen bilgilerden.
Eğer bu ekran yüzleri dürüst ise, çıksınlar beraber çalıştıkları insanlara yapılan bu muameleye karşı seslerini çıkarsınlar.
Bakalım yapabilecekler mi?PATRONUN CEBİNDE AKREP, EMEKÇİNİN CEBİNDE DELİKHaftalar değil, aylar değil, yıllar önce yazmıştım.
Bir kere değil, iki kere değil, üç kere değil…
Hem de defalarca…Medyada bu kara günler birden gelmedi.
Özlük haklarımız her geçen yıl eriye eriye artık dibin dibini gördü.
15 yıllık gazeteciler garsonlardan (Keskin not: Garson kardeşlerimin emeğine saygısızlık gibi algılanmasın) az maaş alıyor.
Ve patronlar ekranını, sayfasını, web sitesini emanet ettiği gazetecilere, bu maaşları reva görüyor.Bu meselenin çok derin bir kriz olduğunu, sonunun milli güvenlik krizine çıkabileceğini çok söyledim.
Önceki İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a bile seslendim.
‘’Birileri gazeteci satın almaya başlarsa, bedeli ağır olur’’ dedim.
Ses çıkmadı.
Kimse bu yaraya derman olmadı.
Ve bu noktaya geldik.Bakıın eğri oturalım, doğru konuşalım: kriz patronlara bırakılmayacak kadar derin bir krizdir.
Ve yetkililerin çözüm için devreye girmesi elzemdir.
Basın demokrasiler için vazgeçilmez bir saç ayağıdır.
Ve 5. kol faaliyetlerinin yürütülmesine en müsait olan alanlardan biridir.
YANİ BOŞ BIRAKMAYA GELMEZ.Bu bir garip köşem üzerinden, sayın devlet büyüklerimize sesleniyorum.
Gazetecilerin özlük haklarına bir çözüm bulunması şarttır.
Ve elbette meslek kuruluşlarımıza da büyük bir iş düşüyor.
Lütfen basınımızın tarihinde daha önce emsali görülmemiş krizi gündeme getirsinler,
gündemde tutsunlar.
TERZİ BU SEFER KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKEBİLSİN.KOZA TV’DEN NEDEN SES ÇIKMIYOR?Hafızaları tazeleyelim yoldaşlarım…
CHP lideri Özgür Özel’in birkaç ay önce medyayla ilgili yaptığı bir analiz, gündeme bomba gibi düşmüştü.
Ne demişti Özel?
‘’Bir buçuk medyamız var’’ demişti.
Burada kastettiği şuydu: CHP yanlısı yayın yapan, muhalefete istediğimiz şekilde yer veren 1 buçuk yer var.
1 elbette Halk TV.
Orası da tamamen Ekrem İmamoğlu’na angaje durumda.
Buçuk ise son zamanlarda iktidara yanaşmakla suçlanan Sözcü TV.CHP kurmayları bu tespitten yola çıkarak, tamamen Özel’e bağlı olacak ve CHP genel merkezi tarafından finanse edilecek Koza TV projesinin düğmesine basmıştı.
Hatta bendeniz bu projeyi Özel’in kendi medyasını kurma çabası diye yorumlamıştım.Fakaaaaat gelin görün ki evdeki hesap çarşıya uymadı.
Medyada artan maliyetler, reklam gelirlerinin dibi görmesi, Halk TV’nin bile ayakta duramayacak hale gelmesi gibi nedenler Koza TV projesini zora soktu.
Ve elbette siyasi gelişmeler…
CHP’de çıkması beklenen mutlak butlan kararı ve belediyelere yapılan operasyonlar derken,
merkezi Adana’da olan ama ulusal yayına geçmeye hazırlanan kanalda işler durdu.İncirlik Üssü’nden yapılan canlı yayın nedeniyle Koza TV ve ANKA çalışanlarına soruşturma açılması da tuzu biberi oldu.
Kulislerde konuşulanlara göre, bu siyasi belirsizlik ortamında Özgür Özel şimdilik projenin kenarda beklemesi talimatını verdi.
Bakalım bu bekleyiş ne kadar sürecek?DEMİRÖREN MEDYA’DA TAŞINMA VE TENKİSAT GERİLİMİSırdaşlarım, bendenizin mail kutusunu dolduran emekçi arkadaşlarımın çalıştığı yerlerin başında Halk TV ile beraber Demirören Medya geliyor.
Öyle ki burada da dertler derya olmuş…
Devletten aldığı borçları ödemeyen ve üzerine yatan Demirören,
aslında zamana yayarak medyasını küçülttü de küçülttü.
Çoooooook uzun süredir de büyük bir tenkisatın geleceği hep konuşuldu.
Görünen o ki, artık o tenkisat yolda.Medya grubunun Bağcılar’daki arazisinin borçlar karşılığında satılmasının ardından,
öncelikli olarak gazetelerin büyük bir tenkisatla küçültüldükten sonra, Ataşehir’deki finans kentte minik bir ofise taşınacağını daha önceden yazmıştım.
Kulislerde taşınmanın bu yaz gerçekleşeceği konuşuluyor.
Yani yaza doğru özellikle gazetelerden birçok kişi çıkarılacak.
Bazı gazetelerin artık basılmayacağı dijitalde devam edeceği de iddialar arasında.Anlayacağınız yoldaşlarım, bahara girerken, pek çok medya kuruluşunda gergin bir bekleyiş var.
Halk TV kapanacak mı?
Demirören küçülecek mi?
Küçülecekse ne kadar küçülecek?
Hep beraber göreceğiz…



